YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/978
KARAR NO : 2021/12121
KARAR TARİHİ : 13.09.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR TARİHİ : 17.01.2019
MAĞDUR KATILAN : …
MÜŞTEKİ : …
SUÇ : Çocuğu kasten öldürmeye teşebbüs etmek
HÜKÜMLER : 1-Sanık … hakkında; mağdur …’a karşı “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 5237 sayılı TCK’nin 82/1-e, 35, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca; 11 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkumiyetine,
2-Sanıklar … ve … hakkında; mağdur …’a karşı”kasten öldürmeye teşebbüs” suçlarından 5237 sayılı TCK’nin 82/1-e, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca; 15’er yıl hapis cezası ile mahkumiyetlerine.
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii , sanık …
Müdafii, sanık … müdafii, katılanlar … ve … vekili, kısmen re’sen
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar …, … ve … hakkında mağdur …’e karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim ve sanık … yönünden haksız tahrik hükümlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanıkların savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, bozma üzerine verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık … müdafiinin; sanığın öldürme kastının olmadığına, meşru müdafanın varlığına, haksız tahrikin derecesine, suç vasfına, sanık … müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemedeki; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ceza miktarına, sanık … müdafiinin; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, suç vasfına, sanığın iştirakinin olmadığına, katılanlar vekilinin; haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ceza miktarına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; aynı gün, olaydan önce sanık …’ in katılan … ve arkadaşları tarafından darp edildiği, olay yeri yakınlarında sanık …’in, arkadaşları sanıklar … ve …’i ve bıçağı da yanına alarak olay yerine geldiği, katılan mağdur …’ın yanına gelen sanıkların katılan mağduru kafeteryadan dışarıya çağırdıkları, tanıklar …, … ile sanıklar … ve …’in kafeteryanın önünde beklerken sanık …’in katılanı kolundan tutarak parka doğru çektiği, ilk başta konuştukları ve devamında sanık …’in üzerinde taşıdığı bıçakla katılana saldırdığı, bu saldırı üzerine tanık …’ın olaya müdahale etmek istediği, ancak diğer sanıklar … ve … tarafından engellendiği, daha sonra sanıklar … ve …’in de katılan mağdurun yanına gelerek sanık … ile birlikte katılan …’ı; batın sol üst kadranda 1cm, solda dalak lojunda 2cm, sol hemitoraks arkada 2cm’lik ve sol lomber böbrek lojunda 2 adet 1,5cm’lik kesi oluşturacak şekilde yaraladıkları, kişinin vücudunda toplam beş adet kesici delici alet yaralanması tanımlandığı, sol hemitoraks arkada göğüs boşluğuna geçen bir adet yaralanmanın ve karın bölgesindeki iki adet kesici delici alet yaralanmasından en az bir tanesinin karın ve göğüs boşluğuna geçerek diafragma lezyonuna yol açtığı ve bu yaralanmaların kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu anlaşılan olayda;
1) Katılan …’da oluşan yaralanmaların nitelikleri dolayısıyla meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK’nin 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında cezanın makul oranda tayini yerine, üst sınıra yakın ceza verilerek (18) yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini,
2)Hüküm fıkrasında katılan … lehine hükmedilen vekalet ücretinin “sanıklardan “alınması yerine “sanıktan” alınmasına karar verilmesi,
3)Kamu davasına katılmasına karar verilmeyen suçtan zarar gören … lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafiilerinin ve katılan vekilinin temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, kısmen re’sende temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 13/09/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.
13/09/2021 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı …’in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’un yokluğunda 16/09/2021 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.