YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1011
KARAR NO : 2021/1589
KARAR TARİHİ : 17.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında mağdur …’ye karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanığın, yokluğunda verilip 19.04.2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükme karşı 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde gösterilen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 05.05.2016 tarihli dilekçe ile yaptığı temyiz isteminin, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık hakkında mağdur …’ye karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Mağdur hakkında 31.07.2015 tarihli İznik Devlet Hastanesi tarafından verilen adli muayene raporunda ”alın bölgesinde yaklaşık 3 cm’lik derin kesi hattı mevcut idi, sütürize edildi, yüzde sabit eser bırakır, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” ifadelerine yer verilmesi rağmen, mağdurun yaralanmasının yüzünde sabit iz niteliğinde olduğuna dair 31.07.2015 tarihli raporun olay tarihinin üzerinden 6 ay geçmeden yapılan muayene sonucu düzenlendiği anlaşılmakla, raporun hükme esas alınacak ölçüde yeterli olmaması nedeniyle, mağdurun tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne sevk edilerek, özellikle söz konusu yaralanmanın yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunu gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Mağdurun aşamalarda alınan beyanlarında sanığın sandalye ile vurarak yaralanmasına neden olduğunu belirtmesine ve gerekçeli kararda da sanığın eylemini 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f.4 maddesine göre silahtan sayılan sandalye ile gerçekleştirdiğinin kabul edilmesine göre, sanığın cezasından 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesine göre arttırım yapılmayarak eksik ceza tayin edilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
c) Sanığın mağdurun yüzünde sabit ize neden olacak şekilde kasten yaralama suçunu işlediği olayda, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/1-c maddeleri gereğince belirlenen cezanın 3 yıldan az olması halinde, verilen cezanın TCK’nin 87/1-son maddesi gereğince 3 yıla çıkartılması ve diğer indirim maddelerinin bu ceza miktarı üzerinden uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Sanığın aksi ispat olunamayan savunmasına göre, mağdurun kendisine küfür etmesi nedeniyle duyduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında yargılama konusu suçu işlediğinin kabulü ile sanık lehine TCK’nin 29. maddesi gereği haksız tahrik hükümlerinin uygulandığına göre, sanık hakkında kurulan hükümde, TCK’nin 3. maddesinde yer alan “cezada orantılılık ilkesi” dikkate alınarak, TCK’nin 29. maddesi gereği sanığın cezasından asgari oranda (¼) indirim yapılması gerekirken, mağdurdan kaynaklanan haksız nitelikteki eylemleri destekler nitelikte sanık savunması dışındaki delillerin neler olduğu da denetime imkan verecek şekilde gerekçede açıklanmadan, sanık hakkında TCK’nin 29. maddesi gereği (½) oranında haksız tahrik indirimi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.