YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10138
KARAR NO : 2021/12990
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Kasten yaralama suçundan sanıklar … ve … …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29, 62/1-2 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmalarına, sanık … … hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5..rafından yapılan itirazın reddine ilişkin merci (sanık … … hakkındaki) … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2020 tarihli ve 2020/615 değişik iş sayılı kararı ile (sanık … hakkındaki) …2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2018/899 Esas, 2020/260 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 28.04.2021 tarihli ve 2020/20038 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2021 tarihli ve 2021/68847 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, Alanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin sanıklar hakkında verdiği mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiğine ilişkin hususlar gözetilmeden, gerekçesiz hüküm kurulmak suretiyle, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun’un amir hükümlerine aykırı şekilde karar verildiği anlaşılmakla, sanık … yönünden Alanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında, sanık … … yönünden ise itirazın bu nedenlerle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi sebebiyle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararların bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulması sırasında; kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan ve hiçbir gerekçe gösterilmeden, hüküm kurulmak suretiyle Anayasa’nın 141. ve 5271 sayılı CMK’nin 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılmasında ve merciince sanık … hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; (sanık … … hakkındaki) Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2020 tarihli ve 2020/615 değişik iş sayılı kararı ile (sanık … hakkındaki) Alanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2018/899 Esas, 2020/260 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.