Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/10152 E. 2021/12416 K. 20.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10152
KARAR NO : 2021/12416
KARAR TARİHİ : 20.09.2021

Kasten yaralama ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 ( 2 kez ), 29, 35, 62/1 ( 2 kez ) ve 52/2. ( 2 kez) maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası ve 500,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Ilgaz Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/149 Esas, 2021/17 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 28.04.2021 tarihli ve 2021/6831 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2021 tarihli ve 2021/66946 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 01.10.2019 tarihli ve 2019/10152 Esas, 2019/17342 Karar sayılı ilâmında, “…tarafların birbirine yumruk atmak suretiyle birbirlerini darp ettikleri, akabinde, mağdurun olay yerinden iş yerine doğru koştuğu esnada sanığın satır ile mağdurun üzerine saldırdığı, ancak isabet ettiremeden olay yerine gelen polis memurlarının tarafları ayırdığı olayda, olayın bir bütün olarak değerlendirilerek, sanığın tamamlanmış kasten yaralama suçundan sorumlu tutulması, olayda silahtan sayılan satır da kullanıldığından TCK’nin 86/3-e maddesi gereğince silah artırımı da yapılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı verilerek eksik ceza tayin edilmesi,…” şeklindeki açıklamalar karşısında, sanığın katılan sanık …’a yönelik önce elindeki kaya ile vurmaya çalıştığı, sonra tekmelemek suretiyle yaraladığı şeklinde gerçekleşen olayda mahkemece, sanık hakkında aynı katılan sanığa yönelik, aynı olay nedeniyle tek bir tamamlanmış yaralama suçundan hüküm kurulup, sanığın eyleminde silahla da kullanmış olması nedeniyle bu ceza üzerinde artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığın hem kasten yaralama, hem de silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararların bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın önce katılana tekme atarak yaraladığı kavga devam ederken kaya ile vurmaya çalıştığının anlaşıldığı olayda, sanığın katılanı kasten yaralamaya yönelik birden çok eyleminin aynı suç işleme kastıyla çok kısa zaman aralığı içerisinde gerçekleştirilmesi nedeniyle, olay bir bütün olarak değerlendirilerek ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.01.2020 tarihli, 2015/3-1206 Esas, 2020/31 Karar sayılı kararı da göz önüne alınarak, sanığın katılana yönelik eyleminin silahla kasten yaralamaya teşebbüs olarak değerlendirilmesi ve sanık hakkında – ek savunma da verilmesi suretiyle – TCK’nin 86/2, 86/3-e ve 35. maddeleri uyarınca uygulama yapılırken tamamlanmış basit yaralama suçu için öngörülen cezanın altına düşmeyecek şekilde bir ceza belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hem silahla kasten yaralamaya teşebbüsten hem de kasten yaralama suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulmasında isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden; sanık hakkında kasten basit yaralama ve kasten silahla basit yaralamaya teşebbüs suçlarından Ilgaz Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/149 Esas, 2021/17 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.