Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/10188 E. 2021/12760 K. 27.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10188
KARAR NO : 2021/12760
KARAR TARİHİ : 27.09.2021

Basit yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 31/3 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.600,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi gereğince 3 yıl denetime tâbi tutulmasına dair … 1. Çocuk Mahkemesinin 03.02.2011 tarihli ve 2010/270 Esas, 2011/30 Karar sayılı kararının 03.03.2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 16.01.2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanarak, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 31/3 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.600,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 1. Çocuk Mahkemesinin 25.01.2018 tarihli ve 2016/201 Esas, 2018/11 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 19.04.2021 tarihli ve 2021/6008 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2021 tarihli ve 2021/61710 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, kasten yaralama suçunun 8 yıllık olağan zaman aşımı süresine tabi olduğu ancak 5237 sayılı Kanun’un 66/1. ve 66/2. maddelerine göre suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle olağan dava zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay olarak dikkate alınması gerektiği nazara alındığında; suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında 02.12.2010 tarihinde alınan savunması ile son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03.03.2011 ile yeni suçun işlendiği 16.01.2012 tarihleri arasında durmasını müteakip, kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı ve hükmün açıklandığı 25.01.2018 tarihine kadar kesintisiz işleyerek tamamlanmış olduğu anlaşıldığından, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu 12.04.2010 tarihinde işlediği, 02.12.2010 günü mahkemesince savunmasının alındığı, suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın da 03.02.2011 tarihinde verilip 03.03.2011 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun 16.01.2012 tarihinde yeniden suç işlediği, zamanaşımını kesen suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 02.12.2010 günü işlemeye başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 03.03.2011 ilâ 16.01.2012 tarihleri arasında durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 16.01.2012 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 02.12.2010 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 25.01.2018 tarihine kadar 15.04.2016 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 67/2. maddeleri gereğince 5 yıl 4 aylık asli dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan … 1. Çocuk Mahkemesinin 25.01.2018 tarihli ve 2016/201 Esas, 2018/11 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.