Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/10204 E. 2021/12069 K. 13.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10204
KARAR NO : 2021/12069
KARAR TARİHİ : 13.09.2021

Müessir fiil suçundan sanık …’in 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/2, 457/1 ve 51/1. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2010 tarihli ve 2009/1709 Esas, 2010/417 Karar sayılı kararının 19.04.2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 24.08.2010 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanmasına 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/2, 457/1 ve 51/1. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2020 tarihli ve 2020/476 Esas, 2020/569 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 07.04.2021 tarihli ve 2021/1567 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2021 tarihli ve 2021/52491 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan müessir fiil suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4 ve 104/2. madde ve bentleri gereğince 5 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 7 yıl 6 ay olacağı, suç tarihinin 05.05.2003 olduğu ve sanık hakkında verilen 24.03.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 19.04.2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 24.08.2010 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 19.04.2010 ile 24.08.2010 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 24.08.2010 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı, suç tarihi olan 05.05.2003 ile mahkumiyete ilişkin kararın verildiği 29/09/2020 tarihine kadar olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alınmadan davanın düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı suçu 05.05.2003 tarihinde işlediği, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın da 24.03.2010 tarihinde verilip 19.04.2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın 24.08.2010 tarihinde yeniden suç işlediği, zamanaşımı süresinin 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 19.04.2010 ilâ 24.08.2010 tarihleri arasında durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 24.08.2010 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 24.08.2010 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 29.09.2020 tarihine kadar 10.03.2011 tarihinde 765 sayılı Kanun’un 102/4, 104/2. maddeleri gereğince 7 yıl 6 aylık kesintili dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanık hakkında müessir fiil suçundan Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2020 tarihli ve 2020/476 Esas, 2020/569 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.