YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10223
KARAR NO : 2021/12682
KARAR TARİHİ : 23.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, tehdit, kasten basit yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar …, … ve … tarafından ayrı ayrı verilen ancak içerikleri benzer olan 11.02.2016 ve 12.02.2016 havale tarihli temyiz dilekçelerinin içeriklerinin sanık sıfatına yönelik olup haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettikleri, sanıkların temyiz taleplerinin reddine dair 18.03.2016 tarihli ek karara ilişkin temyiz talebinde bulunmadıkları anlaşılarak yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıklar …, … ve … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin itiraz merciinin 2016/2019 Değişik İş sayılı kararı ile itirazların reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
1) Sanıklar …, …, …’in haklarında kasten basit yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin reddine dair ek karara yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıkların haklarında tayin olunan adli para cezalarının, karar tarihindeki miktarları ve türleri itibariyle verilen hükümlerin, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizlerinin mümkün olmadıkları, bu nedenle temyiz talebinin reddine ilişkin 18.03.2016 tarihli ek kararda usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığından katılan sanıklar müdafiinin bu karara yönelik temyiz talebinin 1412 sayılı CMUK’un 315/2. maddesi gereğince reddi ve redde ilişkin ek kararın isteme uygun ONANMASINA,
2) Sanıklar … ve … hakkında katılan …’ı kemik kırığı oluşacak şekilde kasten yaralama suçu ile sanık … hakkında katılan …’yi organ işlevinin zayıflamasına neden olacak şekilde kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanık …’ın eylemi nedeniyle, katılan …’nin organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken hakkaniyete uygun ve sonuca etkili şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıkların haklarında kasti suçtan hapis cezalarına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme uygun ONANMASINA,
3) Sanıklar …, … ile …’in haklarında tehdit suçundan ve sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten basit yaralama suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen suçların gerektirdiği cezaların kanunda belirtilen türü ve üst sınırlarına göre; 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen sekiz yıllık asli zaman aşımı süresine tabi oldukları, en son zaman aşımını kesen işlem olan sanıkların savunmalarının alındığı 15.01.2013 ve 22.05.2013 tarihlerinden inceleme tarihine kadar TCK’nin 66. ve 67. maddelerinde öngörülen sekiz yıllık asli zaman aşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanıkların haklarında açılan kamu davalarının CMUK’un 322. ve CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMELERİNE, 23.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.