YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10255
KARAR NO : 2021/12054
KARAR TARİHİ : 13.09.2021
Mağdur …’ı kasten basit yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/110 Esas, 2019/950 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 29.04.2021 tarihli ve 2020/10293 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2021 tarihli ve 2021/71460 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1) Sanığa isnat edilen kasten yaralama suçunun 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesi uyarınca soruşturma ve kovuşturmasının şikâyete tabî olduğu, mağdur …’ın 09.07.2019 tarihli oturumda alınan beyanında sanıktan şikayetçi olmadığını ifade etmesi ve sanık mağdurun üvey babası olduğundan mağdur ile sanık arasında alt soy üst soy bağı olmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının şikâyet yokluğu nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Olay tarihinde 13 yaşında olan mağdurun ruh ve beden bakımından kendini savunamayacak durumda olup olmadığına dair rapor aldırılması ile sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86/3-b maddesinin uygulama alanı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suç tarihinde 13 yaşında olan mağdurun ruh ve beden bakımından kendini savunamayacak durumda olup olmadığına dair adli raporunun aldırılması ile sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-b maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmiştir.
Bununla birlikte, mahkemenin kabulüne göre de; mağdurun 12-15 yaş grubunda bulunması nedeniyle, mağdur adına şikayet hakkı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.05.2014 tarihli, 2013/287 Esas ve 2014/273 Karar sayılı kararı gereğince yasal temsilcisine aittir. 5237 sayılı TCK’nin 86/3-b maddesinin uygulanma koşulunun oluşmadığının belirlenmesi halinde; mağdurun velayeti kendisine verilen annesi …’ın ve mağdurun kendisinin sanıktan şikayetçi olmadığı gözetilmeden, takibi şikayet bağlı olan kasten basit yaralama suçundan şikayet yokluğu nedeniyle açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nin 73/4 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddelerine göre düşürülmesi yerine sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/110 Esas, 2019/950 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 5271 sayılı CMK’nin 309/4-b maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.