YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10266
KARAR NO : 2021/12978
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 87/3, 29/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 8 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2019 tarihli ve 2019/190 Esas, 2019/498 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 27.02.2020 tarihli ve 2020/19 Esas, 2020/205 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi sonucu kesinleşmesini müteakip, hükümlü müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli ve 2019/190 Esas, 2019/498 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair mercii…Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2021 tarihli ve 2021/158 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 18.05.2021 tarihli ve 2021/7766 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2021 tarihli ve 2021/70349 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesince yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından dosyaya sunulan 09/02/2021 tarihli dilekçe ile yeni tanıkların bildirilmesi suretiyle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu, bu talebin Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesince ve mercii Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesince reddedildiği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı CMK’nın 311/1-e maddesinde yer alan; “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” şeklindeki düzenleme uyarınca kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan yeni tanık beyanlarının diğer deliller ile birlikte değerlendirildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
5271 sayılı CMK’nin “Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri” başlıklı 311. maddesinin (e) bendinde; “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” hükmüne yer verilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yargılamanın yenilenmesi konusunun ele alındığı 11.03.2014 tarihli, 2012/3-909 Esas ve 2014/121 Karar sayılı kararına göre; yeni olay ya da delilin yargılamanın yenilenmesi sebebi olması için aynı zamanda “önemli” de olması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile yeni deliller ve olaylar ortaya konulduklarında tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır.
Yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olup olmadığı konusunda şekil şartının yerine getirilmesi yeterli olmayıp, ikame olunan olay ve delillerin önceden ileri sürülmeyen ve tamamen yeni nitelik taşıyan yapıda olması ve tek başına veya diğer deliller birlikte incelendiğinde hükümlü lehine değerlendirmeye ve önceki hükmü değiştirmeye mahkemeyi yönlendirecek ciddiyette bulunması gerekmektedir. Bu özelliği taşımayan iddialarla, sırf şekli unsurların yeterliliğinden bahisle yargılamanın yenilenmesinde delil toplamaya ya da bu safha aşılarak duruşmalı incelemeye yönelmek kanun koyucunun amacıyla ve olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesinin yapısıyla uyuşmamaktadır. Diğer bir ifade ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılıcak ciddiyette yeni delil ve olayların ortaya konulması zorunludur.
Yargılamanın yenilenmesi kurumu kesin hükme karşı öngörülen olağanüstü yasayolları arasında yer aldığından, bu yola başvurulabilmesi için ortaya konulan gerekçelerin, yeniden yargılamaya başlanmasını gerektirecek nitelik, önem ve ciddiyete sahip olması gerekmektedir.
İnceleme konusu somut olayda; Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2019 tarihli ve 2019/190 Esas, 2019/498 Karar sayılı kararı ile sanık …’ın 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/3, 29. maddeleri gereğince 8 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bu kararın istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 27.02.2020 tarihli ve 2020/19 Esas, 2020/205 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve sanık hakkındaki mahkumiyet kararı kesinleşmiştir.
Yargılamanın yenilenmesi istemi sanık müdafiinin tanıklar … Tunç ve Görkem Koçak’ın dinlenmeleri gerektiğine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından bildirilen tanıkların dinlenmesinin yargılamanın yenilenmesini gerektirecek nitelikte yeni bir delil niteliğinde olmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebi reddedilmiş, bu karara yapılan itiraz da Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yerinde görülmemiştir.
Tüm dosya kapsamı gözetildiğinde sanık müdafiinin bildirdiği tanıkların dinlenmemesinin yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılacak yeni delil niteliğinde değildir. Buna göre, söz konusu itirazın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek KANUN YARARINA BOZMA TALEBİNİN REDDİNE, 04.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.