YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1032
KARAR NO : 2021/1856
KARAR TARİHİ : 18.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.01.2018 tarih ve 2017/12-463 Esas – 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı TCK’nin 52/4. maddesi gereğince hapse çevrileceği ihtarı yapılmış ise de; 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi infaz aşamasında re’sen gözetileceğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesine göre denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 13.06.2012 tarihinde kesinleştiği, mahkemece hükmün açıklanmasına dayanak gösterilen Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2014 tarih ve 2013/135 Esas 2014/4 Karar sayılı kararında yer alan suç tarihinin denetim süresi başlamadan önce 25.04.2012 olduğu anlaşılmakla, CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca bu ilam yönünden hükmün açıklanması koşullarının oluşmadığı, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde başkaca kasıtlı suçtan mahkum olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Hırsızlık suçu bakımından; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve suça sürüklenen çocuğa isnat edilen 5237 sayılı TCK’nin 141/1. maddesi kapsamındaki hırsızlık suçu da uzlaştırma kapsamına alınmış olup, hırsızlık suçundan yapılan yeni düzenleme nedeniyle uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, TCK’nin 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, hırsızlık suçu yönünden uzlaşma yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, suça sürüklenen çocuğun denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabul ve uygulamaya göre de;
c) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarih ve 2016/6-986 Esas – 2018/554 sayılı kararında da belirtildiği üzere, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi kararda gösterilmeden hüküm kurulması,
d) 5275 sayılı CGİK’in 106/4. maddesi uyarınca çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nin 52/4. maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.