YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10417
KARAR NO : 2021/12302
KARAR TARİHİ : 15.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanık hakkında hüküm kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; … de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanığın mahkeme önündeki 07/11/2019 tarihli savunmasında; mağdurun kendisine hakaret etmesi sonucu kavganın başladığını beyan etmesi karşısında, bu hususun mağdur ve tanıklara da sorularak, mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeye çalışılması, bu hususun tespit edilememesi halinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 – 238 Esas ve 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, sanık lehine TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması,
3) Sanığın güncel adli sicil kaydına göre suç tarihi itibariyle 3 aydan fazla hapis cezasına ilişkin mahkumiyetinin bulunmaması karşısında yasal olmayan gerekçeyle TCK’nin 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanmaması,
4) Dairemizin bozma ilamı öncesi verilen hükümde, sanığın neticeten “erteli 9 ay 10 gün” hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, anılan hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması nedenleriyle 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış haklarının dikkate alınması gerektiği gözardı edilerek, bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada sanığın neticeten “10 ay 25 gün” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle kazanılmış hakkın ihlali neticesinde fazla ceza tayini,
5) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesi uygulanmamış ise de, hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasının kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.