YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1079
KARAR NO : 2021/3533
KARAR TARİHİ : 09.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Müşteki sanıklar … ve sanık … müdafii ile sanıklar …, … ve … müdafii müvekkileri aleyhine verilen kararlara itiraz ettikleri, mahkemece, 28.07.2016 tarihli ek karar ile, doğrudan verilen adli para cezalarının miktarı itibariyle kesin olmaları nedeniyle reddine karar verdiği, bu kararın tebliğine rağmen temyize konu edilmediği görülmüştür.
Sanıklar …, … ve …’ün 28.01.2015 tarihli duruşmadaki beyanlarında; ‘… dava ve duruşmalara katılma talebim vardır…’ ve ‘… Davaya katılma talebim … vardır…’ belirtmelerine rağmen davaya katılmaları hususunda mahkemesince herhangi bir karar verilmediği, bu kişilerin taleplerinin olması ve şikayetlerinin devam etmeleri nedeniyle katılanlıklarına karar verilerek yapılan incelemede;
1)Sanıklar …, …, … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2)Sanık … hakkında katılan …’e karşı tehdit ve hakaret suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3)Sanık …’ın hakkında katılan …’e karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
4)Sanıklar İrfan ve … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde diğer sanıklar …, …, … ile birlikte hareket ederek katılanı birden fazla yerinde kemik kırığı olacak şekilde yaraladıkları olayda, TCK’nin 6/1-f maddesi gereğince silahtan sayılan sopayı kullanmayan sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nin 37/1. maddesi gereğince iştirak hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden tebliğnamenin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
5)Sanıklar …, …, … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a)Sanıklar hakkında erteleme kurumunun uygulanma şartları denetime imkan verecek şekilde tartışılarak yasal ve yeterli gerekçe ile TCK’nin 51. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile haklarında erteleme hükümlerinin uygulanmaması,
b)Sanıklar hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince belirlenen “1 yıl 6 ay” hapis cezası üzerinden, TCK’nin 86/3-e maddesine göre (1/2) oranında arttırım yapılırken ”1 yıl 15 ay” hapis yerine hesap hatası yapılarak ”2 yıl 3 ay” hapis cezası olarak belirtilmesi,
c)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
6)Sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 tarih, 2011/842 Esas- 2012/100 sayılı kararı ve 08.05.2012 tarih, 2011/449 Esas ve 2012/186 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; kasten yaralama suçunun maddi zarara neden olan suçlardan olması, müştekinin şikayetçi olduğunu ve suçtan zarar gördüğü için davaya katılmasına karar verildiği, dosya kapsamında da sanığın katılanın zararını giderdiğine dair bir bilgi-belge bulunmaması karşısında, 5271 sayılı CMK’nin 231/6-c maddesindeki “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” objektif koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar veren mahkemenin uygulamasında isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamenin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
a)Sanık hakkında erteleme kurumunun uygulanma şartları denetime imkan verecek şekilde tartışılarak yasal ve yeterli gerekçe ile TCK’nin 51. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmaması,
b)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.