Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/1096 E. 2021/2300 K. 24.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1096
KARAR NO : 2021/2300
KARAR TARİHİ : 24.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyete dair

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilmesine rağmen, bu cezanın TCK’nin 50/2. maddesi uyarınca yeniden adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanık hakkında müşteki …’ye yönelik nitelikli kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2 ve 87/1-c maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, TCK’nin 87/1-c maddesinde düzenlenen yüzde sabit iz oluşacak nitelikte kasten yaralama suçunun uzlaşma kapsamında bulunmadığı, bu nedenle yapılan uzlaşma teklifinin de geçersiz olduğu, kovuşturma aşamasında ise müşteki Fatma’nın yüzünde sabit iz oluşmadığının anlaşılması nedeniye sanığın basit kasten yaralama suçundan TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi karşısında, TCK’nin 86/2. maddesi kapsamındaki basit kasten yaralama suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, CMK’nin 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Kabule göre,
2) Sanığın da basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığı karşılıklı kavga şeklinde gelişen olay nedeniyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilerek, TCK’nin 3. maddesinde belirtilen “cezada orantılılık” ilkesi de nazara alınarak, sanığın cezasında haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca asgari oranda(1/4) indirim yapılması gerekip gerekmediğinin tartışmasız bırakılması,
3) 5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesine, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce 10.06.2013 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, hakkında takdiri indirim maddesi de uygulanan sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden bahisle şartları oluşmadığı şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 24.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.