YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11563
KARAR NO : 2021/13774
KARAR TARİHİ : 01.11.2021
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 31/3, 62, 52/2 maddeleri gereğince 3.320 Türk lirası adli para cezasına mahkûmiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Afyonkarahisar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2014 tarihli ve 2013/150 Esas, 2014/115 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2014 tarihli ve 2014/313 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 14.06.2021 tarihli ve 2021/7614 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.07.2021 tarihli ve 2021/82936 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 04.03.2020 tarihli ve 2020/1007 Esas, 2020/85 Karar sayılı ilamında “…5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinde hükmün nelerden ibaret olduğunun belirtilmesi ve sanık hakkında 16.06.2010 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesi karşısında, sanık hakkında verilen anılan kararın yargılamanın yenilenmesine konu olamayacağı…” şeklinde belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarında yargılamanın yenilenmesinin mümkün olamayacağı gözetilerek yapılan incelemede,
Afyonkarahisar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2014 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan mahkumiyet kararı ile birlikte, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verildiği, anılan beraat kararının katılan tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 11.02.2021 tarihli ve 2019/3101 Esas, 2021/2119 sayılı ilamı ile suça sürüklenen çocuğun eyleminin bir bütün halinde cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğundan bahisle bozma kararı verildiği,
Suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirilen kasten yaralama fiilinin 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesi kapsamında basit yaralama niteliğinde olması ve aynı Kanun’un 109/6. maddesi nazara alındığında, kasten yaralama suçunun anılan Kanun’un 109/2. maddesinde düzenlenen suçun “cebir” unsurunu oluşturduğu ve anılan Kanun’un 42. maddesi uyarınca kasten yaralama suçundan ayrıca hüküm kurulamayacağı, dolayısıyla sanığın sabit kabul edilen eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 109/2. maddesinde ifadesini bulan cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuk hakkında Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 2013/282 numaralı iddianame ile “Basit Yaralama, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma” suçlarından suça sürüklenen çocuğun cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Afyonkarahisar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2014 tarihli ve 2013/150 Esas, 2014/115 Karar sayılı kararlarıyla suça sürüklenen çocuğun “Basit Yaralama” suçundan mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, “Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma” suçundan beraatine karar verilmiştir.
“Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma” suçundan verilen kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 11.02.2021 tarihli ve 2019/3101 Esas, 2021/2119 Karar sayılı bozma kararı ile “Mağdurun aşamalarda değişmeyen beyanları, doktor raporu, tanık …’nin anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuklar …’la …’ın mağdurun bulunduğu dershane önüne yaşları büyük olduğu için haklarında ayrı dava açılan …, …, …’la birlikte gidip aracı parkettikleri, araçtan suça sürüklenen çocukların inip mağdurun koluna girip zorla araç içine getirdikleri, sonrasında koluna girip zorla dershanenin sol tarafında bulunan sokağa götürdükleri, orada mağduru darp ettikleri eylemin bir bütün halinde cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarını taşıdığı yaralama eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu anlaşılmakla suça sürüklenen çocukların atılı suçtan mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi…”nden bahisle temyiz istemi yerinde görülerek suça sürüklenen çocuk hakkındaki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin anılan kararındaki bozma gerekçesine göre suça sürüklenen çocuğun gerçekleştirdiği kasten basit yaralama eyleminin kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsurunu oluşturup oluşturmadığının mahallinde mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden suça sürüklenen çocuk hakkındaki kasten basit yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii kararının kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2024 tarihli ve 2014/313 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.