Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/11592 E. 2021/13775 K. 01.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11592
KARAR NO : 2021/13775
KARAR TARİHİ : 01.11.2021

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Basit yaralama suçundan sanık …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-c, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Şefaatli Sulh Ceza Mahkemesinin 16.02.2012 tarihli ve 2011/148 Esas, 2012/42 Karar sayılı kararının 13.03.2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 12.01.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanunu’nun 86/2, 86/3-c, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Şefaatli Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/170 Esas, 2019/115 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 07.06.2021 tarihli ve 2021/2766 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2021 tarihli ve 2021/79048 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın mağdurlar … ve …’e yönelik gerçekleştirdiği iddia edilen tehdit suçundan dolayı verilen Şefaatli Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 16.09.2020 tarihli ve 2020/279 Esas, 2020/470 sayılı kararı ile tehdit suçunun istinaf incelemesi dışında tutulan basit yaralama suçu ile kül halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verildiği, sanığın kesin nitelikte olması nedeniyle istinaf başvurusu reddedilen basit yaralama suçunun, bozma kararı verilen tehdit suçuyla bağlantılı olduğu ve her iki suçun birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin bir bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturup oluşturmadığının kararda tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA

Dosya kapsamına göre; sanık … hakkında Şefaatli Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2011 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı TCK’nin 125/1, 3-a ,4, 43/2, 86/2, 3-c, 106/1, 43/2, 53. maddelerine göre hakaret, kasten basit yaralama ve tehdit suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Şefaatli Sulh Ceza Mahkemesinin 16.02.2012 tarihli ve 2011/148 Esas, 2012/42 Karar sayılı kararı ile sanığın hakaret suçundan beraatine, kasten basit yaralama ve tehdit suçlarından mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasına geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Sanığın denetim süresi içerisinde suç işlemesi nedeniyle Şefaatli Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/170 Esas, 2019/115 Karar sayılı kararı ile hükümlerin açıklanmasına karar verilmiştir.
Bu kararlara karşı o yer Cumhuriyet savcısı sanığın eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğundan bahisle istinaf talebinde bulunmuştur. İstinaf mercii Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi’nin 16.09.2020 tarihli, 2020/279 Esas ve 2020/470 Karar sayılı kararı ile kasten basit yaralama suçundan verilen hükme yönelik istinaf talebinin kesinlikten reddine, tehdit suçundan verilen hükmün ise; “Her ne kadar İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama ile, ” olay tarihinde sanığın Şehit … Anadolu Lisesinin bahçesine girerek yeğeninin bir öğrenci tarafından dövüldüğünü ileri sürüp okul bahçesinde taşkınlık çıkarması üzerine, kendisine müdahale ederek okul bahçesini terk etmesi için uyarıda bulunan ve çıkarmaya çalışan okul müdür yardımcısı mağdur …’in kravatını tutarak ittiği, diğer mağdur …’ın araya girmesi üzerine ise okulda müdür yardımcısı olan her iki mağdurlara hitaben “Ben bu okulu yakarım, yıkarım, kimse yeğenimi dövemez, kimse beni buradan çıkaramaz, sizi döverim, yeğenimi döven kimse çıksın” diyerek tehditte bulunduğu ” kabul edilerek mağdur Savaşa karşı eylemi yönünden basit yaralama suçundan her iki mağdura yönelik tehdit içerikli söylemleri yönünden ise tehdit suçundan hüküm kurulmuş ise de, Yargıtay 18.Ceza Dairesinin 27.04.2016 tarih, 2015/30228 Esas, 2016/8970 Karar 12.12.2016 tarih, 2015/31036 Esas, 2016/18936 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, “mağdurların öğretmen olarak görev yaptıkları okulda, düzeni ve disiplini sağlama görevi bulunması karşısında, mağdurlara karşı gerçekleştirilen darp ve tehdit eylemlerinin, kül halinde TCK’nın 265/1, maddesi kapsamında görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu”, bu nedenle Cumhuriyet savcısının (kesin hüküm
olması nedeniyle dairemizce değerlendirilemeyen) kasten yaralama suçuna ilişkin istinaf talebinin kanun yararına bozma talebi niteliğinde kabul edilerek, dosyanın Yargıtay’a gönderilmesi ve sonucunun beklenerek gelen sonuca göre her iki eylemin TCK’nın 265/1 maddesinde suçu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesinin gerektiği”nden bahisle bozulmasına karar vermiştir.
Böylece sanığın kasten basit yaralama eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturup oluşturmadığının mahkemesince değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden kasten basit yaralama suçundan Şefaatli Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/170 Esas, 2019/115 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.