Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/1184 E. 2021/1765 K. 18.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1184
KARAR NO : 2021/1765
KARAR TARİHİ : 18.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Mağdur hakkında Gaziosmanpaşa Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 03.04.2010 tarihli raporunda ”İzzettin Karipçin’in yapılan muayenesinde ve hakkında düzenlenmiş olan Nuri Bulat Devlet Hastanesinin 03.04.2010 tarih ve 31147 sayılı raporlarının tetkikinde; şahsın muayenesinde sol mastoid bölgede ödem, burunda şekil bozukluğu, ödem, sol ön kolda ve taraksta hassasiyet, boyun cildinde 3 adet birbirine paralel seyreden 5*0,1 cm.’lik yüzeyel sıyrık, çekilen filmlerinde nazal fraktür olduğu, tedavisi düzenlendiği Kafa kemiklerinde kırık, kafa iç travmatik değişim, iç organ ve büyük damar yaralanması tarif edilmediğine göre sonuç arızasının: 1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, 2-Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, 3-Vücuttaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3) ve ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında şahsın saptanan kırığın tarif edilen hayat fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkileyecek nitelikte olduğu kanaatini bildirir rapordur.” şeklinde tespitlere yer verildiği, burundaki şekil bozukluğunun olay nedeniyle mi önceden mi oluştuğunun belirtilmediği, raporun yüzde sabit iz konusunda yeterli açıklama içermediği ayrıca bu hususta rapor da alınmadığı anlaşıldığından, mağdurun tüm tedavi evrakları, raporları, film ve grafileri ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevkedilerek yaralanmasının yüzünde sabit ize neden olup olmadığı hususunda duraksamaya yer vermeyecek ve 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde kesin raporu aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğu belirtilmesine rağmen, 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/3) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
3) Gerekçeli karar başlığında …’ın sıfatının mağdur sanık yerine sanık olarak, …’in sıfatının mağdur sanık yerine katılan sanık olarak gösterilmesi,
4) Hapis cezası ertelenen sanığa 5237 sayılı TCK’nin 51/8. maddesi uyarınca denetim süresini iyi halli olarak geçirmiş olması halinde cezasının infaz edilmiş sayılacağına ilişkin ihtarat yapılmaması,
5) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1-3-e, 87/3. maddeleri uyarınca tayin edilen 1 yıl 12 ay hapis cezasından, TCK’nin 61/5. maddesindeki sıralama dikkate alınarak önce TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik indiriminin sonra TCK’nin 62. maddesi uyarınca takdiri indirimin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
6) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûm edilen ve uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 18.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.