YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12602
KARAR NO : 2022/49
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62/2 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair…1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.06.2010 tarihli ve 2009/277 Esas, 2010/526 Karar sayılı kararının 13.09.2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 30.10.2013 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanması ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-a, 62/2 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2020 tarihli ve 2020/253 Esas, 2020/469 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 21.09.2021 tarihli ve 2021/11147 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2021 tarihli ve 2021/116090 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan kasten yaralama suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu 24.01.2009 tarihinde işlediği, 30.07.2009 tarihinde asıl mahkemesince ilk savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 13/09/2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 30.10.2013 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 13.09.2010 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 30.10.2013 tarihi arasında dava zamanaşımı süresinin 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 30.07.2009 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 10.12.2020 tarihine kadar geçen 8 yıllık sürede olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme
../..
S/2
kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanığın üzerine atılı suçu 24.01.2009 tarihinde işlediği, 30.07.2009 günü mahkemesince savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın da 10.06.2010 tarihinde verilip 13.09.2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın 30.10.2013 tarihinde yeniden suç işlediği, zamanaşımını kesen sanığın savunmasının alındığı 30.07.2009 günü işlemeye başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 13.09.2010 ilâ 30.10.2013 tarihleri arasında durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 30.07.2009 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 10.12.2020 tarihine kadar 17.09.2020 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanık hakkında kasten basit yaralama suçundan…5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2020 tarihli ve 2020/253 Esas, 2020/469 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.