YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12649
KARAR NO : 2022/45
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Silahla kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk … hakkında açılan kamu davasının uzlaştırma gerçekleştiğinden bahisle düşürülmesine dair … Çocuk Mahkemesinin 30.11.2020 tarihli ve 2017/280 Esas, 2020/281 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 05.10.2021 tarihli ve 2021/14016 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2021 tarihli ve 2021/126905 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27.03.2013 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuklar … ve … haklarında silahla kasten yaralama suçundan kamu davası açıldığı, … Çocuk Mahkemesinin 20.12.2016 tarihli ve 2013/172 Esas, 2016/714 sayılı kararı ile iddia olunan suçun suça sürüklenen çocuklar yönünden uzlaştırma kapsamında kaldığından bahisle durma kararı verildiği ve … Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca suça sürüklenen çocuk … yönünden uzlaştırma işlemlerinin yapıldığına dair rapor düzenlenmesi üzerine ve bu suça sürüklenen çocuk yönünden dava dosyasının tefrik edilmesini müteakip, … Çocuk Mahkemesinin 03.07.2018 tarihli ve 2018/148 Esas, 2018/276 sayılı kararı ile uzlaşma nedeniyle kamu davasının düşürülmesine kararı verilmesini müteakip, bu defa suça sürüklenen çocuk … yönünden tefrik kararı verildiği gözden kaçırılarak, diğer suça sürüklenen çocuk … hakkında yapılan yargılamada, … Çocuk Mahkemesinin 30.11.2020 tarihli ve 2017/280 Esas, 2020/281 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk … yönünden bir kez daha düşme kararı verildiği anlaşılmakla; adı geçen suça sürüklenen çocuk yönünden açılan davanın tefrik edilmesi nedeniyle, … Çocuk Mahkemesinin 2017/280 Esas sayılı dosyası kapsamında anılan suça sürüklenen çocuk bakımdan açılmış bir kamu davası kalmadığı ve yapılan yargılama sonunda yalnızca diğer suça sürüklenen çocuk … yönünden bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
../..
S/2
TÜRK MİLLETİ ADINA
… Çocuk Mahkemesinin 30.11.2020 tarihli ve 2017/280 Esas, 2020/281 Karar sayılı kararının YOK HÜKMÜNDE olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak, Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtay’ca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Buna göre hâkim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu yapılabilmesi için, bu karar veya hükmün hukuken geçerli olması ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi gerekmektedir.
Hakim veya mahkemenin, kovuşturma aşaması sonucunda verdiği karar ya da hüküm, kanun yolu incelemesi ile ortadan kaldırılmadıkça veya yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü söz konusu olmadıkça aynı davaya bakma imkanı olmadığı halde, mahkemenin, yeniden dosyayı ele alarak verdiği karar ya da hüküm hukuken geçersizdir. Bu hüküm veya karar, kural olarak olağan yasa yolu olan itiraz, istinaf ve temyiz kanun yoluna konu olamayacağı gibi olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma yasa yoluna da konu olamaz.
CGK’nin 27.10.2009 tarihli, 2009/206 Esas ve 2009/250 Karar sayılı kararında da; “…Hukuken geçerli olmayan karar ve hükümlere karşı yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulması olanaklı olmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının bu nedenlerle kabulü ile Özel Daire kararının kaldırılmasına ve Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteminin bu nedenlerle reddine karar verilmesi” gerektiği kabul edilmiştir.
İncelenen dosyada; suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında silahla kasten basit yaralama suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2013 tarihli, 2011/12688-6 soruşturma sayılı iddianamesi ile kamu davası açılmıştır. Yargılama aşamasında eylemin uzlaşma kapsamına alınması üzerine dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş ve suça sürüklenen çocuk … ile mağdurun uzlaşması üzerine … Çocuk Mahkemesinin 03.07.2018 tarihli ve 2018/148 Esas,
../..
S/3
2018/276 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk … hakkında uzlaşma nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmiştir.
İncelenen dosya üzerinden diğer suça sürüklenen çocuk … hakkında yakalama emrinin infaz edilememesi nedeniyle devam eden yargılamada suça sürüklenen çocuk … hakkında ikinci kez … Çocuk Mahkemesinin 30.11.2020 tarihli ve 2017/280 Esas, 2020/281 Karar sayılı kararı ile düşme kararı verilmiştir. 03.07.2018 tarihli düşme kararından sonra ikinci kez düşme kararı verilmiş olması nedeniyle bu ikinci hüküm hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunmaktadır. Hukuken varlık kazanmayan bir kararın kanun yararına bozma istemine konu edilmesi de olanaklı değildir.
Bununla birlikte, mevzuatımızda hukuken geçersiz nitelikteki kararların kendiliğinden yok sayılmasını düzenleyen bir hüküm de bulunmamaktadır. Hukuken geçersiz ve yok hükmündeki kararlar, olağan veya olağanüstü kanun yolları vasıtasıyla, hukuken geçersiz olduklarına ilişkin bir tespit yapılmadıkça şeklen varlığını koruyacaktır.
CGK’nin 27.10.2009 tarihli, 2009/206 Esas ve 2009/250 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere hukuken geçerli olmayan karar ve hükümlere karşı yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulması olanaklı olmadığından hukuken yok hükmünde olan inceleme konusu karara yönelik kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu nedenlerle, kanun yararına bozma yasa yoluna ancak hukuken geçerli kararlara karşı başvurulabileceğinden; … Çocuk Mahkemesinin 30.11.2020 tarihli ve 2017/280 Esas, 2020/281 Karar sayılı kararına yönelik yapılan kanun yararına bozma isteminin 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.