Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/1341 E. 2021/3158 K. 04.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1341
KARAR NO : 2021/3158
KARAR TARİHİ : 04.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, Hakaret, Tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizinin mümkün olmadığı, Suça sürüklenen çocuk … müdafii tarafından yapılan itiraz neticesinde Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2016/877 D.iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilerek kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
1) Sanıklar … ve … hakkında katılanlar … ve …’e karşı kasten yaralama suçlarından ayrı ayrı verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Kasti suçlardan verilen hapis cezalarına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık …’ın katılanlar … ve …’e karşı hakaret, katılanlar … ve …’e karşı tehdit suçlarından verilen beraat hükümlerine karşı; sanık …’in katılan …’e karşı tehdit ve hakaret suçlarından verilen beraat hükümlerine karşı; Suça sürüklenen çocuklar … ve …’in …’a karşı hakaret suçundan verilen beraat hükmüne karşı sanık …’ın süre tutum dilekçesinde katılan sıfatıyla temyiz isteminde bulunmadığı, kasten yaralama suçuna ilişkin hükme yönelik temyiz isteminde bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık … hakkında katılanlar … ve …’e karşı ayrı ayrı kasten yaralama suçlarından beraat hükmü değil mahkumiyet hükümleri kurulması karşısında; tebliğanemenin sanık hakkında beraat kararı verildiği kabul edilerek zamanaşımı sebebiyle bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nin 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret ve TCK’nin 106/1-1.cümlesinde düzenlenen tehdit suçlarının gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, zamanaşımını kesen son sebep olan, sanıklar hakkında sorgu tarihi olan 22.02.2012 tarihi ile inceleme tarihi arasında, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 66/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
3) Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan ayrı ayrı verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanık ve suça sürüklenen çocuğa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanık ve suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlanması,
b) Sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son, 29. maddeleri gereğince belirlenen ”2 yıl 6 ay” hapis cezasına aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim uygulanırken, ”2 yıl 1 ay” hapis cezası yerine, hesap hatası yapılarak ”1 yıl 13 ay” hapis cezasına hükmolunması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
c) Sanık … hakkında, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiileri ve katılanın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
4) Suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan ayrı ayrı verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanık ve suça sürüklenen çocuğa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanık ve suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlanması,
b) Sanık ve suça sürüklenen çocuğun eylemi neticesinde katılanın “sağ subkostalde 11. Kod ön koltuklatı çizgi hizasından girip batına ilerleyen delici kesici yaralanma vardır, ayrıca sağ crista iliacanın 5 cm üst ve altına uyan ve iliac kemiğe yönelen delici ve kesici yaralanma vardır, katılanın yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı ” şeklinde katılanda birden fazla bıçak darbesi nedeniyle yaralanma meydana gelmiş olmasına rağmen, hükme esas alınan Bozyazı Devlet Hastanesince tanzim edilen 25.10.2011 tarihli raporda, katılandaki yaralanmalarının hangisinin veya kaç adedinin hayati tehlikeye neden olduğunun belirtilmediği anlaşılmakla, yaraların ayrı ayrı hayati tehlikeye neden olup olmadığı ve TCK’nin 86 ve 87. maddesindeki belirlenen ölçütlere göre müştekideki her bir yaranın niteliğinin ne olduğu konusunda en yakın Adli Tıp Kurumundan duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alındıktan sonra, sonucuna göre sanık ve suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
c) Sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son, 29. maddeleri gereğince belirlenen ”2 yıl 6 ay” hapis cezasına aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim uygulanırken, ”2 yıl 1 ay” yerine, hesap hatası yapılarak ”1 yıl 13 ay” hapis cezasına hükmolunması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
d) Sanık hakkında, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiilerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince ceza miktarı açısından sanık ve suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 04.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.