YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1365
KARAR NO : 2021/3210
KARAR TARİHİ : 04.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin içeriğine göre sanıklar … ve … hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminde bulunduğu, müşteki sanık …’nun temyiz dilekçesinin içeriğine göre kasten yaralama suçundan hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinde bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1)Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2)Müşteki sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
a)Müşteki …’ın yaralanmasına ilişkin Kafkas Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesinin 17.12.2015 tarihli nöroloji uzmanınca verilen raporunda ”… isimli şahsın şikayetleri sol elde uyuşma olup, nörolojik muayenesi: şuuru açık, koopere, oryante, tüm ekstremitelerde kas kuvvetin tam, kranial sinirlerin sağlam, serebellar testlerinin doğal olduğu saptanmıştır. Şahsın sol elinde mevcut olan uyuşma şikayetleri subjektif nitelikte olduğundan BTM ile giderilemeyeceği konusunda yorum yapılamamaktadır” şeklinde, Kafkas Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesinin 18.02.2015 tarihli beyin cerrahi uzmanınca verilen raporunda ”Hastanın yapılan adli muayenesi sonucunda beyin cerrahi açısından duyu veya organlarından birisinin işlevinin sürekli zayıflamasına, konuşmada zorluğa, yaşamını tehlikeye sokabilecek bir duruma, bitkisel hayata girmesine, çocuk yapma yeteneğinin kaybolmasına, yüzünün sürekli değişmesine, vücudunda kemik kırılmasına neden olacak bir durum saptanmadığını, hastanın mevcut lezyonlarının basit tedavi yöntemleriyle giderilebilecek ölçüde hafif olduğunu bildirir kati adli hekim raporudur. Mevcut lezyonların kalıcı iz açısından plastik cerrahi uzmanı tarafından değerlendirilmesi uygundur” şeklinde tespitlere yer verildiği, raporların içeriğinin Adli Tıp kriterlerine uygun olmayıp, hükme esas alınacak yeterlilikte bulunmadığı anlaşılmakla; müştekiye ait tüm tedavi evrakları, geçici ve kat’i raporları temin edilip en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilerek 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirtilen her bir ölçüte göre duraksamaya yer vermeyecek şekilde kati raporu alındıktan sonra, müşteki sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
b)Müşteki sanık hakkında tekerrüre esas alınan Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2015 tarih, 2014/768 Esas – 2015/395 Karar sayılı ilamı ile verilen 6 ay 5 gün hapis cezasının suç tarihi olan 29.12.2014 tarihinden sonra 04.06.2015 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 58/1. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı anlaşılmakla, müşteki sanığın güncel adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başkaca kasıtlı suçlardan mahkumiyet ilamlarının bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre, müşteki sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunması gerekip gerekmediğinin ve 5237 sayılı TCK’nin 50, 51, 58. maddeleri ile 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c)Karşılıklı yaralama suçlarının işlendiği olayda, tarafların olayın çıkış sebebini ve gelişimini farklı şekilde anlattıkları, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında da kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halde mağdur sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışmasız bırakılması,
d)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden müşteki sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, müşteki sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince müşteki sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 04.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.