Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/1402 E. 2021/2788 K. 02.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1402
KARAR NO : 2021/2788
KARAR TARİHİ : 02.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında tehdit suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
a) Sanığın eylemi sonucu katılanın maruz kaldığı yaralanma ile ilgili olarak Anamur Devlet Hastanesinin 04.05.2014 tarihli geçici raporunda; karın alt kadranda 2-3 cm.’lik kesi ve hayati tehlikesinin mevcut olduğunun belirtildiği, daha sonra aynı hastanenin Genel Cerrahi Uzmanı tarafından düzenlenen 15.05.2014 tarihli kati raporda ise; yaralamanın hayati tehlikeye neden olmadığının belirtilmesi karşısında iki rapor arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla, katılanın tüm tedavi evrakları, raporları, epikriz, film ve grafilerinin en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, özellikle katılanın hayati tehlike geçirip geçirmediği ve yine 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm ölçütlere göre yaralanmasının niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yetersiz ve çelişkili raporlara dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
b) İddianamede talep edilmediği halde, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin sanık aleyhine uygulanmasına karar verilmesi suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No:25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No:29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 193. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
c) Sanığın öz kardeşi olan katılana yönelik eylemini 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan bıçakla gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında; birden fazla nitelikli halin (TCK’nin 86/3-a, 86/3-e) aynı olayda gerçekleşmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Sanığın bıçakla katılanı hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı olayda; sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nin 86/1-3-a-e. maddeleri uygulandıktan sonra katılanın hayati tehlike geçirmesi nedeniyle için TCK’nin 87/1-d. maddesi uyarınca cezasının bir kat artırılması, TCK’nin 87/1-son. maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezasının altında kalması halinde 5 yıl hapis cezasına çıkartılması gerekirken yazılı şekilde 3 yıl hapis cezasına çıkartılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
e) Sanık hakkında hüküm kurulması sırasında TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d maddeleri uyarınca belirlenen “2 yıl 14 ay 15 gün hapis” cezasının 3 yıldan fazla olduğu gözetilmeksizin TCK’nin 87/1-son maddesi nedeniyle artırım kastıyla 3 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fiilen indirim yapılması,
f) Sanığın öz kardeşi olan katılana yönelik eylemini 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan bıçakla gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında; sanık hakkında artırım yapılması sırasında TCK’nin 86/3-a. maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmemesi,
g) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılanın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.