Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/1450 E. 2021/4212 K. 16.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1450
KARAR NO : 2021/4212
KARAR TARİHİ : 16.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Kararın sanığın yokluğunda verildiği, gerekçeli kararın aynı zamanda MERNİS adresi olan mahkemede beyanları alınırken bildirdiği dosyada bilinen son adresine tebliğe çıkartıldığı; tebligatın muhatap ile aynı konutta oturduğu belirtilerek Ümmiye Altıntaş imzasına 05.09.2016 tarihinde tebliğ edildiği, ne var ki sanık ile tebliğ mazbatasında imzası bulunan Ümmiye Altıntaş’ın tebligat tarihinde aynı adreste ikamet edip etmedikleri hususunun duraksamasız biçimde tespit edilemediği anlaşılmakla sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilmekle yapılan incelemede;
1) Müşteki … hakkında Hayrabolu Devlet Hastanesince düzenlenen olay tarihli geçici raporda “kostalarda çatlak” bulunduğunun bildirildiği ve yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelike bulunduğunun belirtildiği, ancak müştekide meydana gelen yaralanmanın niteliği gereği anılan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla, müştekinin yaralanmasına ilişkin her türlü tereddütün giderilmesi bakımından, müştekiye ait tüm tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarının temini ile en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğünden, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere uygun şekilde ve özellikle kemik kırığı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise hayat fonksiyonlarına etki derecesi hususlarını içerecek şekilde rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz raporlara dayanılarak eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Mahkemece, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenemediğinden bahisle sanık lehine haksız tahrik indirimi yapıldığının belirtilmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/4-238 Esas ve 367 Karar sayılı kararı ile bu kararla uyumlu Dairemizin yerleşmiş ve süreklilik gösteren uygulamalarında
benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indirimi uygulanırken, TCK’nin 3. maddesinde yer verilen “cezada orantılılık ilkesi” gözetilerek asgari oranda (¼) indirim uygulanması gerekirken, (½) oranında indirim uygulamak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
3) Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 16.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.