YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1626
KARAR NO : 2021/2865
KARAR TARİHİ : 02.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığına dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sanığın talebinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık … hakkında hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karara yönelik sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
… Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.03.2015 tarihli iddianamede, sanık … hakkında hakaret suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmadığı halde, 5271 sayılı CMK’nin 225/1. maddesinde yer alan, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hakkında açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen hakaret suçundan yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
3) Sanık … hakkında, müşteki …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz taleplerinin reddine, ancak;
a) Müşteki … hakkında Yenimahalle Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 10.07.2014 tarihli geçici raporda; “…Sol göz kapağı 1 cm.’lik horizontal cilt kesisi, ekimoz, sol orbita superior duvarda non deplase fraktür, sol gözde subkonjonktival hemoraji…” dendiği, yine müşteki için … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün müşteki muayene edilmeksizin evrak üzerinden düzenlediği 18.09.2014 tarihli raporunda ise müştekinin sol orbita üst duvarda frontol sinüs tabanındaki nondeplase kemik kırığı nedeniyle hayati fonksiyonlarını orta 2. derece etkileyecek biçimde yaralandığının belirtildiği; ancak katılanın yüz sınırları içerisinde tespit edilen bu yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı ve ayrıca duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususlarında görüş bildirilmediği anlaşılmakla; müştekinin tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporları temin edilip, bu evraklar ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne bizzat sevkiyle yaralanmasının “yüzde sabit iz” niteliğinde olup olmadığı ve “duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine” neden olup olmadığı hususlarında 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile Adli Tıp kriterlerine uygun olmayan rapora istinaden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, mağdur hakkında düzenlenen adli raporda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (2.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/2) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
c) Karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda tarafların farklı beyanlarda bulunması karşısında, mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmeye çalışılması, bu hususun tespit edilememesi halinde ise CGK’nin 22.10.2002 tarih, 2002/4-238 Esas ve 2002/367 sayılı kararı gereğince şüpheli kalan bu husus nedeniyle sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
d) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/3. maddelerinin uygulanması ile bulunan “1 yıl 6 ay hapis” cezasının ne surette 6.000 TL adli para cezasına dönüştürüldüğünün hüküm yerinde gösterilmemesi ve cezayı indirici hükümler uygulanmış ise bunların hüküm yerinde belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 02.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.