YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1636
KARAR NO : 2021/3110
KARAR TARİHİ : 04.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında müşteki …’a yönelik silahla kasten yaralama suçundan verilen karara ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanığın temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık hakkında müşteki …’e yönelik nitelikli kasten yaralama suçundan verilen karara ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise;
a- Müşteki hakkında Kars Devlet Hastahanesinin KBB uzmanı tarafından 11.02.2016 tarihinde düzenlenen raporda, “müştekinin yüzünde sürekli değişiklik olduğu” belirtilmiş ise de, 15.02.2016 tarihinde Kars Adli Tıp kurumu tarafından düzenlenen raporda sadece kemik kırığından bahsedilmesi karşısında mevcut raporların hüküm vermeye yeterli ve adli tıp kriterlerine uygun olmadığı anlaşılmakla, müştekinin ve tüm tedavi evraklarının en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevkedilip TCK.’nin 86 ve 87.maddeleri kapsamında kati rapor alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz rapor ile hüküm tesisi,
Kabule ve uygulamaya göre:
b- Müştekinin yaralanmasına ilişkin alınan adli rapora göre; sanığın eylemi nedeniyle müştekinin hayat fonksiyonlarını 2.derecede etkileyen kemik kırığına ve yüzünün sürekli değişikliğine neden olacak şekilde yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli halin (TCK’nin 87/3 ve 87/2-d maddeleri) ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi de gözetilerek hakkaniyete uygun ve sonuca etkili şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c- İddianamede talep edilmediği halde, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan TCK’nin 87/2-son maddesi uygulanmak suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No:2544/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No:29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere sanığa Avrupa insan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6.maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36.maddesine ve CMK’nin 193.maddesine muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması,
d- Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/8 Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince tekerrüre esas alınan ilam açısından, sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına 04.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.