YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1671
KARAR NO : 2021/2278
KARAR TARİHİ : 24.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, 5237 sayılı TCK’nin TCK’nin 125/1. maddesinde düzenlenen “hakaret” suçu olduğu, “hakaret” suçunun, uzlaşmaya tabi olmayan TCK’nin 106/1-1. cümlesindeki “tehdit” suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olmadığı; ancak “tehdit” suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı ve bu durumda ihbara konu “hakaret” suçunun uzlaşmaya tabi olmayan başka bir suç ile birlikte işlenmesi durumunun ortadan kalktığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, söz konusu ilama ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, uzlaşmanın sağlanması halinde suça sürüklenen çocuğun güncel adli sicil kaydında ihbara konu olabilecek başkaca ilamların bulunup bulunmadığı da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; … de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların,
bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/3. maddeleri uyarınca belirlenen “1 yıl 2 ay” hapis cezası üzerinden TCK’nin 31/3. maddesi uyarınca (1/3) oranında indirim uygulandığında hesap hatası yapılarak “9 ay 10 gün” hapis cezası yerine “7 ay” hapis cezası bulunması, devamında TCK’nin 62. maddesi gereğince (1/6) oranında indirim uygulandığında sonuç cezanın “7 ay 23 gün” hapis cezası yerine “5 ay 25 gün” hapis cezası olarak tespiti suretiyle eksik ceza tayini,
4) Suç tarihinde hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının TCK’nin 50/3. maddesindeki zorunluluk gereğince, TCK’nin 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 24.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.