YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1761
KARAR NO : 2021/5756
KARAR TARİHİ : 01.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi :…
SUÇ :Kasten yaralama
HÜKÜMLER :Mahkumiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER :Müşteki sanık müdafii, sanık …
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık … hakkında işlediği iddia olunan mağdur …’ı kasten yaralama suçundan açılmış kamu davası hakkında bir karar verilmemiş ise de, mahkemece zamanaşımı süresi boyunca her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanık … müdafiinin sunduğu 22.06.2016 tarihli süre tutum dilekçesinin sanık sıfatı ile verildiği ve içeriği itibariyle sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinde bulunulduğu; bu nedenle, sanıklar …, …, …, …, …, … hakkında müşteki …’yı kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükümlerine ilişkin olarak, katılan sıfatına yönelik temyiz talebinin ise süresinden sonra yapıldığı anlaşılarak yapılan temyiz incelemesinde;
1) Sanık … hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik basit kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan sanık müdafiinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2) Sanıklar … ve … hakkında mağdur …’ya yönelik nitelikli kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında hükümler kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; … de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, tüm tarafların gerek soruşturma ve gerekse kovuşturma aşamalarında mağdurun alınan beyanlarında, kendisini yaralayanın kim olduğunu görmediklerini ve sanık sıfatıyla da üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini beyan etmeleri karşısında, hangi delile ne şekilde üstünlük tanınarak mağdurdaki kemik kırığı meydana getiren darp eyleminin hangi sanıktan sadır olduğu, sanıklar arasında nasıl iştirak ilişkisi kurulup kurulmadığının, denetime imkan verecek şekilde tartışılıp, ulaşılan vicdani kanaat tutanaklara yansıtıldıktan sonra sanıklar hakkında hüküm kurulması gerekliliği gözetilmeden, gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
b)… hakkında, 5275 sayılı CGTİK’nin 108. maddesinin 4-5-6. fıkralarına göre denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi hükmü veren mahkemeye değil hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverilme ile ilgili kararı verecek mahkemeye ait olup mahkumiyet hükmünde mükerrir sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi,
3) Sanık … hakkında mağdur …’a yönelik basit kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
5275 sayılı CGTİK’nin 108. maddesinin 4-5-6. fıkralarına göre denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi hükmü veren mahkemeye değil hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverilme ile ilgili kararı verecek mahkemeye ait olup mahkumiyet hükmünde mükerrir sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca hükümlerin, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin fıkrasındaki “1 yıl süreyle” ifadesinin hükümden çıkartılması suretiyle hükümlerin isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4) Sanık … hakkında mağdur …’a yönelik nitelikli kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1. ve 87/3. maddelerinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi
-3-