YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2078
KARAR NO : 2021/3233
KARAR TARİHİ : 04.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında mağdur …’ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan sanık müdafiinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanıklar …, …, …, … hakkında kasten yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdiri ile gösterilen gerekçeye göre katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Anayasa’nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nin 34 ve 230. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak ve temyiz denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan yazılı şekilde gerekçesiz olarak ve hangi suçlardan hangi gerekçe ile verildiği anlaşılamayacak şekilde hükümlerin kurulması,
b) Hükmün gerekçe kısmında, ”sanığın atılı suçlardan beraatlerine karar verildiği” belirtildiği halde, hüküm fıkralarında sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye neden olunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
c) Oluş, tüm dosya içeriği ve kabule göre, karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda; tarafların ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda farklı beyanlarda bulunduğu ve dinlenmiş olan tanık anlatımlarının bu hususta yeterli olmadığı olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002-367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenden, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.