Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/2147 E. 2021/4335 K. 17.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2147
KARAR NO : 2021/4335
KARAR TARİHİ : 17.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlere dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın 13.05.2016 havale tarihli temyiz dilekçesinin içeriğine göre vaki temyiz isteminin, mağdurlar … ve …’a karşı kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine hasredildiği belirlenerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın mağdurlar …ve … hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinde;
a) Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2015 tarih ve 2015/1179 sayılı iddianamesiyle sanığın 22.07.2014 ve 23.07.2014 tarihlerinde mağdurlara karşı kasten yaralama suçlarını işlediği iddiasıyla her bir mağdur yönünden ikişer kez cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış olup, hükümde sanığın mağdurlara karşı hangi tarihli eylemlerinden cezalandırılmasına karar verildiği ve hangi tarihli eylemlerinin sübuta ermediği gerekçede gösterilmeden, bu bağlamda sanığın eşi mağdur …’a karşı 23.07.2014 tarihinde kasten yaralama suçundan dolayı mahkumiyetine dair Elbistan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2014 tarih ve 2014/445 Esas – 2014/669 Karar sayılı dosyasının suç tarihinin, temyize konu yargılamadaki suç tarihlerinden biri ile aynı tarih olması nedeniyle mükerrer dava açılıp açılmadığı ve mükerrer karar verilip verilmediği karar yerinde tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile hükümler kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 34, 223 ve 230/1. maddelerine aykırı davranılması,
b) Sanığın yargılama konusu eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçlarına ilişkin olduğu, bahse konu eylemler yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d maddesi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19.08.2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Kabule göre de; sanığın mağdur … hakkında verilen mahkumiyet hükmünde; kayden 30.07.2004 doğumlu ve suç tarihi itibariyle 9 yaşında olan beden ve ruh bakımından kendisini koruyamayacak durumdaki mağdur kızı …’ı TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan sopa ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralayan sanığın, TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca temel cezasında TCK’nin TCK’nin 86/3-a,e maddeleri uyarınca artırım yapılırken, uygulama maddesi olarak ayrıca TCK’nin 86/3-b maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 17.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.