Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/2189 E. 2021/4810 K. 23.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2189
KARAR NO : 2021/4810
KARAR TARİHİ : 23.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık …’in temyiz dilekçesinde açıkça, hakkında verilen hapis ve adli para cezasını temyiz ettiğini bildirmesi karşısında sanık sıfatıyla temyiz isteminde bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1)Sanık … hakkında “6136 sayılı Kanun’a aykırılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2)Sanık … hakkında “Kasten yaralama” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
a)Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1- c, son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının ve ek savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmanın talimat yoluyla Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından tespiti suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (F.C.B. v İtalya, No: 12151/86, 28 Ağustos 1991) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Kabul ve uygulamaya göre;
3)Sanığın eylemini TCK’nin 6/1-f hükmü kapsamında silahtan sayılan bıçak ile işlediğinin kabulü karşısında, sanık hakkında TCK’nin 86/1 maddesine göre belirlenen temel cezanın, aynı Kanun’un 86/3-e maddesi gereği (½) oranında artırılması ile, hükmolunan ceza üzerinden TCK’nin 87/1-c maddesi uyarınca bir kat artırım uygulanması ve tespit olunan ceza miktarının 5 yılın altında kalması halinde TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca sonuç cezanın 5 yıla çıkartılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4)Sanığın tekerrüre esas alınan Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/04/2015 tarih ve 2015/137 Esas- 2015/370 Karar sayılı uyarınca verilen 3.000 TL adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümle maddesi uyarınca verilmiş olduğu, bahse konu suçun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/02/2018 tarihli ek kararı ile uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiği, uzlaşmanın sağlanması nedeniyle bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın güncel adli sicil kaydında başka tekerrüre esas hüküm de bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının ve bu nedenle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
5)Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 23.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.