YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2210
KARAR NO : 2021/4208
KARAR TARİHİ : 16.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/09/2015 tarih, 2015/205 Esas ve 2015/431 Karar sayılı ilamının 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1.cümlesinde düzenlenen “tehdit” suçuna ilişkin olduğu; denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan “tehdit” suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, söz konusu ilama ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Müşteki Nuri Genç hakkında … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 08/09/2010 tarih ve 453 sayılı adli raporda “alın sol tarafında saçlı deri hızasından başlayıp çapraz seyirle devam eden 1,8 cm uzunluğunda kızarık yara izi, sol kaş dış kenarı üzerinde 1 cm uzunluğunda hiperemik yara izi, sol göz altında 1 cm uzunluğunda hafif ciltten çökük yara izi, çene sol tarafta 0,8 cm uzunluğunda ciltten hafif kabarıklık gösteren hafif yara izi” görüldüğünün ancak 2 ay sonra kontrol muayenesi için gönderilmesi halinde görüş bildirebileceğinin; hükme esas alınan … Devlet Hastanesinin 08/11/2010 tarih ve 855 sayılı adli raporunda ise “sol frontal bölgede 2 adet 1,50 cm lik skar” olduğunun ancak anılan lezyonların yüzde sabit ize neden olmadığının belirtildiği, ancak raporun “belirli bir mesafeden, belirgin bir dikkat sarf etmeden, ilk bakışta halen dikkat çekmesi” gibi adli kriterleri karşılamadığı ve müştekinin talimat ile alınan beyanında sol işaret parmağına platin takıldığını ve sol kaşının üzerinde göz ile görülebilir şekilde 2 tane iz bulunduğunu beyan ettiği
görülmekle; müştekinin yaralanmasına ilişkin her türlü tereddütün giderilmesi bakımından, müştekiye ait tüm tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarının temini ile en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğünden, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere uygun şekilde ve özellikle müştekinin yaralanmasının yüzünde sabit ize ve duyu organ işlev zayıflamasına neden olup olmadığı hususlarını da içeren, denetime elverişli adli rapor alınarak neticesine göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabul ve uygulamaya göre;
3) Müştekinin aşamalarda sanığın kendisine levye ile vurduğuna ilişkin beyanı ile uyumlu adli muayene raporu uyarınca, sanığın eylemini silahtan sayılan levye ile gerçekleştirdiği sabit olduğu halde, sanık hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
4) Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 16.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.