Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/2410 E. 2021/5648 K. 31.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2410
KARAR NO : 2021/5648
KARAR TARİHİ : 31.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarihli ve E.2015/1167 – K.2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi hükmü gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Mağdurun yaralanmasına ilişkin olarak Sındırgı Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 07.07.2015 tarihli raporda, “batın sağ üst kadranda 2 cm’lik, sağ kalçada 3 cm’lik, yüzde sol tarafta derin kesi olduğunun” belirtildiği, … Atatürk Devlet Hastanesi’nin genel cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen 20.07.2015 tarihli raporda ise “karın sağ üst kadrandan ön axiller hat üzerinde 2 cm batına nafiz, sağ kasıktainguinal ligamentın altında femural damarların lateralinde 2-3 cm cilt cilt altına nafiz yaralanmasının mevcut olduğu, yaralanma sonucunda hayati tehlike meydana geldiği ve basit tıbbi müdahale ile giderilmeyeceğinin” belirtildiği, ancak bu hali ile mağdurun yaralanmasına ilişkin olarak düzenlenen raporların hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmakla; mağdurun tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporları temin edilip Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirtilen ölçütlere göre müştekinin yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kati raporu aldırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 31.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.