Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/3087 E. 2021/5469 K. 30.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3087
KARAR NO : 2021/5469
KARAR TARİHİ : 30.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı, mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar …, … ve … hakkında hakaret suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açıldığı halde, hüküm kurulmamış ise de; zamanaşımı süresince karar verilmesi mümkün kabul edilmiştir.
Katılan sanık … müdafiinin yüzüne tefhim edilen hükümlere karşı süre tutum dilekçesini “katılan sanık müdafii” sıfatıyla verdiği, gerekçeli temyiz dilekçesinde sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükmünü sanık sıfatı müdafii ile, sanıklar …, … ve … hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerini ise katılan vekili sıfatı ile temyiz ettiği; katılan sanıklar …, … ve … müdafiilerinin yüzüne tefhim edilen hükümlere karşı süre tutum dilekçesini “sanıklar müdafii” sıfatıyla verdikleri, gerekçeli temyiz dilekçesinde sanıklar …, … ve … hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerini sanıklar müdafiileri sıfatı ile, sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükmü katılan … vekilleri sıfatı ile temyiz ettikleri; üst Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde sanıklar …, … ve … hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerini sanıklar lehine temyiz ettiği anlaşılmakla, bu kapsamla sınırlı olarak yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karar ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karar ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nin 25/1. maddesi gereğince meşru savunma sınırları içinde kaldığı anlaşıldığından 5271 sayılı CMK’nin 223/2-d maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde CMK’nin 223/3-c maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından “TCK md 25’e göre meşru müdafaa sınırı içinde kaldığı anlaşıldığından CMK’nin 223/3-c md. gereğince ceza verilmesine yer olmadığına,” ibaresinin çıkarılması, yerine “5271 sayılı CMK’nin 223/2-d maddesi uyarınca beraatine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) Sanıklar …, … ve … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Oluşa, tüm dosya kapsamına, katılan …’ün aşamalarda değişmeyen beyanlarına ve katılan hakkında düzenlenen adli rapor içeriklerine göre; sanıkların fiil üzerinde hakimiyet kurup, fikir ve eylem birliği içinde katılanı iştirak halinde yaraladıkları anlaşılmakla tebliğnamenin (3.) paragrafındaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
a) Katılan hakkında dosyada mevcut raporların Adli Tıp kriterlerine uygun olmayıp, hükme esas alınacak yeterlilikte bulunmadığı anlaşılmakla; katılana ait tüm tedavi evrakları, geçici ve kat’i raporları temin edilip Adli Tıp Kurumu 2. ihtisas Kuruluna sevk edilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirtilen ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kati raporu alındıktan sonra, sanıkların hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule ve uygulamaya göre de;
b) Sanıkların elle vurmak suretiyle katılanı hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı olayda, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/1-d maddeleri gereğince belirlenen cezanın 3 yıldan az olması halinde, 87/1-d-son maddesi gereğince cezanın 3 yıla çıkartılması gerekirken 87/1-d-son maddesi gereğince cezanın 5 yıla çıkartılması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin, katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.