Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/3229 E. 2021/4889 K. 23.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3229
KARAR NO : 2021/4889
KARAR TARİHİ : 23.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Düşme

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Mağdur hakkında Dörtyol Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 31.01.2016 tarihli adli raporda “burun kökünde 3 cm. uzunluğunda kesi mevcut” olduğunun belirtilmesine karşın yüzde oluşan bu yaralanmanın niteliği hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı bu haliyle söz konusu raporun yetersiz olduğu anlaşılmakla, mağdurun tüm tedavi evrakları, varsa film ve grafileri ile geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, meydana gelen yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığına ilişkin 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Mağdurun soruşturma aşamasında, sanığın, kafasına sandalye ile vurduğunu beyan etmesi, mağdura ait adli rapor içeriğinde “oksipital bölgede 2 cm.’lik yüzeysel sıyrık” niteliğinde yaralanma bulgusuna yer verilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, mağduru 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi gereğince silahtan sayılan sandalyeyle basit tıbbi müdahale ile giderilecek nitelikte yaraladığı anlaşılmakla, eyleminin TCK’nin 86/2, 86/3-e maddeleri kapsamında kalan şikayete tabi olmayan silahla kasten yaralama suçunu oluşturması karşısında, atılı suçtan cezalandırılması gerektiği halde, eyleminin TCK’nin 86/2 maddesi kapsamında kabul edilip mağdurun şikayetten vazgeçmesinden söz edilerek yazılı şekilde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
3) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına” ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz.” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 23.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.