YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3242
KARAR NO : 2021/2791
KARAR TARİHİ : 02.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret, tehdit, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık … müdafinin süre tutum ve temyiz dilekçesine ekli 03/05/2016 tarihli sağlık rapor içeriği dikkate alınarak eski hale getirme talebinin kabulü ile birlikte yapılan incelemede;
Müşteki …’ın soruşturma aşamasında, sanık … hakkında şikayetçi olduğunu beyan etmesine karşın, davaya katılma isteğinin sorulmadığı ve yargılama sırasında bu konuda herhangi bir karar verilmediği görülmekte ise de; süresinde temyiz dilekçesi verip hükmü temyiz ederek katılma iradesini gösterdiği ve 5271 sayılı CMK’nin 260/1. ve 237/2. maddeleri uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu anlaşılmakla; katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında katılanlar … ve …’a yönelik hakaret ve tehdit suçlarından verilen beraat hükümlerine ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanların yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Katılan … hakkında Çınar İlçe Devlet Hastanesince düzenlenen 19.08.2012 tarihli rapor içeriği ve katılanın anlatımları ile dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde hataya düşülerek yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
3) Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak yapılan temyiz incelemesinde;
a) Sanık hakkında TCK’nin 151. maddesine göre hükmedilen mala zarar verme suçunun, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alınmış olması gözetilerek, 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Hükme esas alınan Bakırköy Prof. Dr. … … Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 09/09/2015 tarihli raporda sanığın “işlediği öne sürülen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını tam algılayamadığı ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğu, dolayısıyla işlediği öne sürülen suça yönelik ceza sorumluluğunun azalmış olduğu, hakkında TCK’nin 32/2. maddesinin tatbikinin uygun olduğu” belirtilmişse de dosyada mevcut … Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesince vasi tayini için tanzim edilen raporda “akli yeteneğinin akıllıca yaşam sürmesi için yeterli olmadığı, sürekli yardıma muhtaç olduğu”nun bildirildiği, yine aynı hastane tarafından düzenlenmiş 30.11.2015 tarihli engelli sağlık kurulu raporunda sanığın % 40 engelli olduğunu belirtildiği anlaşıldığından sanığın tüm tedavi evraklarıyla birlikte Adli Tıp Kurumuna gönderilerek suç tarihindeki akli durumu ve cezai ehliyeti konusunda Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan TCK’nin 32/1-2. maddesi kapsamında rapor aldırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinin gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
4) Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
a) Adli tıp kriterlerine göre yaralanmanın yüzde sabit ize neden olup olmadığının olaydan en az 6 ay sonra değerlendirilmesinin gerektiği, katılanın olayın üzerinden en az altı ay geçtikten sonra, mevcut raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, yüz bölgesinde tespit edilen yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda rapor aldırılması gerektiği gözetilmeden, olayın üzerinden 5 ay geçtikten sonra düzenlenen adli rapor hükme esas alınmak suretiyle, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
b) Sanıklar hakkında uygulamaya yer olmadığı halde 5237 sayılı TCK’nin 87/2-son maddesinin uygulanması,
c) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen hapis cezasının katılanın hayati tehlike geçirmesi ve yüzünde sabit iz kalması nedeniyle bir kat artırılması sırasında TCK’nin 87/1-c-d maddelerinin uygulama maddesi olarak gösterilmemesi,
d) Sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca tayin olunan ”1 yıl 6 ay” hapis cezasının, TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca (½) oranında artırılması sırasında ”1 yıl 15 ay” hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak ”2 yıl 3 ay” hapis cezasına hükmolunması ve aynı şekilde bu cezanın bir kat artırılması sonucu ”2 yıl 30 ay” hapis cezası yerine, ”4 yıl 6 ay” hapis cezasına hükmolunması,
e) Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, olay günü katılan …’ın sanıkların abisi olan …’ın aracına zarar vermesi üzerine çıkan kavgada sanıkların katılanı yaraladıklarının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin makul oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
f) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesi uygulanmamış ise de hak yoksunluğu kasıtlı suçlardan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.