YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/356
KARAR NO : 2021/494
KARAR TARİHİ : 08.02.2021
Kasten yaralama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli ve 2015/108 esas, 2015/748 sayılı kararının 22.06.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içinde 18.08.2017 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbarı üzerine yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanması ile adı geçen sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2019 tarihli ve 2019/350 Esas, 2019/455 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 11.11.2020 tarihli ve 2020/13394 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2020 tarihli ve 2020/106881 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanık hakkında müşteki … …’ya yönelik silahla kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e ve 29/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmış ve yapılan yargılama sonucunda mahkemece de gerekçe ve kabul kısmında bu yönde eylemin sübut bulduğu kabul edilmiş ise de, hükmün sadece anılan Kanun’un 86/2 ve 86/3-e maddelerinden kurulduğu, 29/1. maddesinin uygulanmadığı gözetildiğinde, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında katılan …’ı basit yaralama suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen gerekçeli kararın gerekçe ve delillerin değerlendirilmesi kısmında sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edilmesi karşısında, hüküm kısmında sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmayarak gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması isabetsizdir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2019 tarihli ve 2019/350 Esas, 2019/455 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.