Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/4058 E. 2021/9291 K. 31.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4058
KARAR NO : 2021/9291
KARAR TARİHİ : 31.05.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : 1) Sanığın kasten yaralama suçundan beraatine dair; Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2018 gün ve 2016/717 Esas, 2018/317 Karar sayılı kararı
2) İstinaf başvurusunun kabul edilerek yeniden hüküm kurulması suretiyle sanığın kasten yaralama suçundan mahkumiyetine dair; … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 26/12/2019 gün ve 2019/2230 Esas, 2019/3114 Karar sayılı kararı… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 26.12.2019 gün ve 2019/2230 Esas, 2019/3114 Karar sayılı kararının sanık tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.

Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-a, e, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında ilk derece mahkemesince sanığın beraatine, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kasten basit yaralama suçundan verilen kararın türü ve karar tarihi gözetildiğinde, 28.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 286/2-d maddesi uyarınca sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesine göre tekerrür hükümleri de uygulanarak ilk defa bölge adliye mahkemesince mahkumiyet kararı verildiğinden kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Basit yargılama usulünü düzenleyen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre bu usulün Asliye Ceza Mahkemesince uygulanabileceği ve yine 5271 sayılı CMK’nin 251/3. maddesindeki; “Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” ve CMK’nin 251/6. maddesindeki; “Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir” şeklindeki hükümler gözetildiğinde; sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının bölge adliye mahkemesince kaldırılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiş olması ve bu durumun CMK’nin 280/1-g maddesi gereğince duruşma açmayı gerektirmesi, basit yargılama usulünün uygulandığı durumlarda duruşma açılmaksızın dosya üzerinden karar verilecek olması nedenleriyle tebliğnamedeki CMK’nin 251. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasını talep eden görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya kapsamına göre; sanığın, eylemini kamu görevlisi olarak sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanarak sopayla gerçekleştirdiği yaralama eyleminde, iki nitelikli halin 5237 sayılı TCK’nin 86/3-d ve 86/3-e maddelerinin birleşmesi nedeniyle, TCK’nin 86/2. maddesi gereğince temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde cezanın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından ve yine sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 26.12.2019 gün ve 2019/2230 Esas, 2019/3114 Karar sayılı “istinaf başvurusunun kabul edilerek yeniden hüküm kurulması suretiyle sanığın kasten yaralama suçundan mahkumiyetine dair” hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince “Samandağ Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.05.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.