Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/4209 E. 2021/6881 K. 14.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4209
KARAR NO : 2021/6881
KARAR TARİHİ : 14.04.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında müşteki Gülhanım’a karşı basit kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık …’in doğrudan suçtan zarar gören sıfatı bulunmaması nedeniyle kamu davasına katılan olmaya ve hükmü temyiz etmeye hak ve yetkisi bulunmadığından sanık … müdafiinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık … hakkında Katılan …’ye karşı basit kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve basit kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) 5237 sayılı TCK’nin 116/4. maddesinde düzenlenen cebir unsurunun uygulanabilmesi için cebrin konuttan çıkmamak için uygulanmış olması gerektiği, bunun dışında uygulanan cebrin 116/4. maddede düzenlenen suçun unsuru olarak kabul

edilemeyeceği ve basit yaralama suçunu oluşturacağı yani sanığın konuttan çıkmamak amacıyla müştekiye yönelik cebir kullandığının belirlenmesi halinde yaralama eyleminin TCK’nin 116/4. maddesindeki suçun unsuru olduğu gözetilerek kasten yaralama suçundan ceza verilmeyerek sadece TCK’nin 116/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekmesi, aksi durumda hem TCK’nin 116/4, hem de 86/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekeceği, somut olay kapsamında; müştekinin savcılık aşamasında “… Mehmet Nuri’ye çık dedim ancak çıkmadı, itekleyerek dışarı çıkarmaya çalıştık, bu arada eliyle omzumdan tuttu, tekme ile de karnıma vurdu, bu sırada Mehmet Nuri dışarı dışarıya doğru çıkarıldığı için kapıyı ben damat ve kızım itekliyordu, Mehmet Nuri de kapıyı dışarıdan itekliyordu.” şeklindeki beyanı ve kovuşturma aşamasında “… dışarı çıkarmaya çalıştığım doğrudur fakat sanık tekmeyle bana karşılık verdi.” şeklindeki beyanı da dikkate alınarak, sanığın konuta girdikten sonra çıkmamak amacıyla müşteki Gülhanım’a yönelik cebir kullanıp kullanmadığının, müşteki Gülhanım’dan ve tanıklar Ensari ve …’dan açıkça sorulması suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
4) Sanık … hakkında katılan …’ye karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanığın eylemi neticesinde, katılanın yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralandığı aynı zamanda organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasının meydana geldiği olayda, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında TCK’nin 86/1. maddesince temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek “sonuca etkili olacak şekilde” alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Mahkemece “sanık …’ın evden çıkmama ve eşine karşı yaralama kabul edilen eylemlerinden dolayı mevcut fiili ika ettiği” gerekçesiyle sanığın cezasında 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesi gereğince orantılılık ilkesi gözetilerek TCK’nin 29. maddesi gereğince “makul oranda” indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde (3/4) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,

c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.