Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/4369 E. 2021/4574 K. 18.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4369
KARAR NO : 2021/4574
KARAR TARİHİ : 18.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Mala zarar verme, basit yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında kurulan hükümlerde tekerrüre esas alınan Kocaeli 4. Ceza Mahkemesinin 2010/607 Esas ve 2011/56 Karar sayılı ilamında sanığın 5237 sayılı TCK’nin 106/2-a-c maddesi gereğince silahla tehdit suçundan mahkumiyetine karar verildiği bu nedenle söz konusu ilamın 5271 sayılı CMK’nin 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamenin uzlaşma işlemleri yapılması gerektiği yönündeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1) Sanık hakkında katılan …’a karşı basit yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın yargılama konusu eylemi, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin ise de sanık hakkında Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 2015/7573 numaralı iddianame ile sanığın TCK’nin 151/1. maddesinden de cezalandırılması istemiyle dava açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 251/8. maddesinin “Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.” şeklindeki hükmü karşısında, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanamayacağından; tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Katılanın soruşturma aşamasındaki ifadesinde plakasını alamadığı kamyon şoförünün, kendi kullandığı kamyonun sol aynasına zarar vermesi üzerine tartıştıkları esnada arkasından gelen diğer araç içerisinde bulunan şahsın gelerek camdan kolunu uzatıp gözünün üstüne vurarak kendisini yaraladığını beyan ettiği, sanığın soruşturma aşamasında suçlamayı kabul etmediği, talimat mahkemesi huzurunda alınan ifadesinde de yaralama suçunu kabul etmeyerek katılana vuranın …. olduğunu savunduğu, katılanın da ifadesine göre kendisine vuranın kamyon şoförü olan sanık dışında bir başkası olduğunun anlaşılmasına göre; sanığın savunmasında ismi geçen Emrullah Artan isimli kişinin araştırılarak, TCK’nin 48. maddesi de kendisine hatırlatılmak suretiyle tanık olarak dinlenilmesi, katılan, sanık ile tanığın mahkeme huzurunda yüzleştirilmesi ve katılandan sorularak kendisini darp eden kişinin sanık olup olmadığının tespitine çalışılması, bu mümkün olmadığı takdirde tanık ve sanığın fotoğrafla teşhis işleminin yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
b) Katılan hakkında… İlçe Devlet Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanınca düzenlenen 10.07.2015 tarihli raporda burun sol tarafta 1 cm.’lik açık yara mevcut olduğu, izin kalıcılığı açısından değerlendirilmek üzere 5 ay sonra kontrol edilmesi gerektiğinin bildirilmesine göre, katılanın raporu bu hali ile yetersiz nitelikte olup, Adli Tıp kriterlerine uygun olmadığından, katılanın tüm tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, özellikle yaralanmasının yüzde sabit iz niteliğinde bulunup bulunmadığı hususunda ve 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 – K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
2) Sanık hakkında katılan …’e karşı mala zarar verme suçu bakımından kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
a) 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı TCK.nun 151/1. maddesi kapsamındaki mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, mala zarar verme suçu yönünden uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 – K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.