YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/450
KARAR NO : 2021/1850
KARAR TARİHİ : 18.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-d-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. Maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. Maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b) Tarafların aşamalardaki beyanları ve alınan doktor raporlarına göre sanık ile müştekinin karşılıklı birbirlerini yaralamaları şeklinde gerçekleşen olayda, tartışma esnasında ilk haksız hareketin kim tarafından gerçekleştirildiği sabit olmadığından sanığın yaralama eylemini haksız fiilin meydana getirdiği elemin etkisi altında gerçekleştiğinin ve bu nedenle sanık hakkında hüküm kurulurken TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerince indirim yapılması gerektiğinin kabul edilmesine rağmen, hüküm kısmında sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması suretiyle, hüküm ve gerekçe arasında çelişkiye neden olunması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
2) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanık hakkında müşteki …’a karşı 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince kasten yaralama suçundan kamu davası açıldığı, ayrıca temyiz dışı mağdur …’e karşı 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1, 151/1. maddeleri gereğince tehdit ve mala zarar verme suçlarından da kamu davalarının birlikte açılması ile TCK’nin 86/1. maddesindeki kasten yaralama suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile; 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmesi suretiyle yapılan değişiklik nedeniyle, farklı müştekiye (…’a) yönelik kasten yaralama suçunun uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşıldığından, sanık ile müşteki … arasında 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince TCK’nin 86/1. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçundan uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabul ve uygulamaya göre de;
b) 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik karşısında, infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde “sanık hakkındaki adli para cezasının ödenmemesi durumunda ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine” dair ihtarat yapılamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.