YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4525
KARAR NO : 2021/6040
KARAR TARİHİ : 05.04.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet ve beraate dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Suça sürüklenen çocuk … müdafinin suça sürüklenen çocuğun işlemiş olduğu katılanlar Mahmut, Serpil, Bekir’i yaralama ve 6136 sayılı kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümler bakımından temyizi kapsamında yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk müdafii 30.06.2016 havale tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunmuş ise de suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını ikmal ettikten sonra 05.08.2020 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiğini bildirmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin feragat nedeni ile CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2)O yer Cumhuriyet savcısının suça sürüklenen çocuk hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyizi bakımından yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
3)Suça sürüklenen çocuğun katılan …’u yaralaması bakımından o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan … vekilinin temyizi bakımından yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Mahkemece gerekçede ulaşılan kanaat başlığı altında suça sürüklenen çocuğun belirlenemeyen nedenle öldürme kastıyla katılan …’a ateş ettiği belirtildikten sonra suça sürüklenen çocuğun atış mesafesi dikkate alındığında istese öldürücü bölgeleri hedef alabileceği fakat bunu tercih etmediği ayrıca aralarında önceye dayalı husumet olmaması nedeniyle eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğu belirtilerek sanığın kasten yaralamadan cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle hükümde karışıklık oluşturulması,
b)Katılanın yaralanmasına ilişkin … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 17.07.2014 tarihli raporunda organ işlev kaybı veya zayıflaması bakımından olaydan 18 ay sonra katılanın müracaatı istendiği halde rapor aldırılmadığı, ayrıca raporda katılana kaç adet mermi isabet ettiğinin net bir şekilde açıklanmadığı, raporun bu haliyle hükme esas alınacak ölçüde yeterli olmaması nedeniyle, katılanın tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne sevk edilerek, özellikle söz konusu yaralanmanın organ işlev zayıflaması yada kaybına neden olup olmadığı, katılana kaç adet mermi isabet ettiği hususunu gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
c)Katılanın adli raporunda hayati tehlike geçirmediğinin, vücudunda kemik kırığı meydana geldiğinin belirtilmesine rağmen suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen temel cezadan kemik kırığı nedeniyle TCK’nin 87/3. maddesine göre artırım yapmak yerine TCK’nin 87/1-d. maddesine göre artırım yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.