YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4608
KARAR NO : 2021/4468
KARAR TARİHİ : 18.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında katılan …’e karşı konut dokunulmazlığını ihlal etmek ve kasten yaralama suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizinin mümkün olmadığı, katılan vekili tarafından yapılan itiraz neticesinde … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2016 tarihli ve 2016/947 D. iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilerek kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık … hakkında katılan …’e yönelik tehdit suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık … hakkında tehdit suçundan verilen beraat hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz talebi bulunmadığından temyiz incelemesi dışında tutulmuştur.
a)Dosyadaki mevcut rapor içeriklerine göre katılanın meydana gelen yaralanması yüzünde sabit ize ve hayati tehlike geçirmesine neden olduğundan, sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/1-3-e maddeleri gereğince belirlenen cezasının bir kat arttırılması sırasında uygulanan Kanun maddesinin 5237 sayılı TCK’nin 87/1-c-d yerine yalnızca TCK’nin 87/1-d maddesinin gösterilmesi,
b)Sanığın katılanı yüzde sabit iz ve hayati tehlike oluşturacak şekilde yaraladığı olayda, birden fazla nitelikli hal (TCK’nin 87/1-c, 87/1-d maddeleri) ihlaline neden olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesindekiölçütler ve TCK’nin 3. maddesindekicezada orantılılık ilkesi de dikkate alınarak, sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c)Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. ve 86/3-e maddelerine göre ceza miktarı belirlendikten sonra, aynı Kanun’un 87/1-d maddesinin tatbiki neticesinde, ceza miktarının 5 yılın altında kalması halinde TCK’nin 87/1-son maddesi gereğince 5 yıla çıkartılması gerekirken; doğrudan TCK’nin 87/1-d-son maddesi işaret edilerek yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle TCK’nin 61. maddesine aykırı davranılması,
d)Tarafların ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda farklı beyanlarda bulundukları ve karşılıklı yaralanmalar meydana gelen olayda, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında da kabul edildiği üzere, şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (¼) oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 18.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.