Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/4673 E. 2021/5799 K. 01.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4673
KARAR NO : 2021/5799
KARAR TARİHİ : 01.04.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma, kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan kurulan hükme dair temyiz isteminin incelenmesinde;
Gerekçeli karar başlığında suç adının “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma” yerine “İftira” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
TCK’nin 267/8. madde ve fıkrasına göre iftira suçundan dolayı dava zamanaşımının mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, mağdur hakkında verilen beraat kararının 25.03.2014 tarihinde kesinleştiği, zamanaşımının anılan tarihten itibaren işlemeye başlayacağı ve zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, tebliğnamenin bu hususta bozma istemi içeren görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göresanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,

2) Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hükme dair temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen 6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddesinde düzenlenen suçun gerektirdiği cezaların türü ve üst haddine göre, suç tarihi olan 01.10.2008 tarihi ile inceleme tarihi arasında, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 67/3-4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
3) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme dair temyiz isteminin incelenmesinde;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b) Mağdurun 27.03.2013 tarihli celsede yaralanma nedeniyle sakat kaldığını ifade ettiği olayda, yaralanmasına ilişkin Küçükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 15.12.2008 tarihli raporunda, yaralanması nedeniyle mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin zayıfladığı veya yitirildiğine dair görüş bulunmadığı, her türlü tereddütlerin giderilmesi bakımından, mağdurun tüm tedavi evrakları, geçici ve kesin raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne gönderilerek, özellikle söz konusu yaralanmanın mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin zayıflamasına veya yitirilmesine neden olup olmadığı hususunu gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 01.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.