Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/4981 E. 2021/5853 K. 01.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4981
KARAR NO : 2021/5853
KARAR TARİHİ : 01.04.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, silahla tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında katılana silahla tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılan ile sanığın ayrı yaşadıkları ve aralarında boşanma davasının devam ettiği, müşterek çocuklarının sanık ile birlikte kaldığı, olay günü katılanın çocuğunu görmek istediği, sanığın katılanın mezarlıkta buluşmaya davet ettiği, arabasının bagajında av tüfeği olduğu halde buluşma yerine gelen sanığın katılanla tartışmaya başladığı, sanığın katılana iki kez av tüfeği ateş ettiği, yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda; katılanın arkadaşı … Can’ın sanığa mesaj yolu ile katılanın sanığı aldattığına ilişkin mesaj gönderdiği gerekçesiyle sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmış ise de, dosya kapsamında katılanın sanığı aldattığına ilişkin somut bir delil bulunmadığından ve koşulları oluşmadığından sanığa eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından,
Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nin 53. maddesindeki hak yoksunlukları uygulanmamış ise de; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı TCK’nin 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin iptal kararı dikkate alınarak infaz aşamasında gözetilebileceğinden, bozma sebebi yapılmamıştır.
Sanığın yargılama nedeniyle sarfına neden olduğu 3 adet davetiye gideri 24 TL, posta masrafı 9,25 TL olmak üzere toplam 33,25 TL yargılama giderinin hükümde hatalı hesaplanarak 12.25 tl olarak yazılması infaz aşamasında değerlendirileceğinden

bozma sebebi yapılmamış ve toplam yargılama giderinin 6183 sayılı Kanun’un 106. maddesinde yer alan terkin sınırı içinde kalmadığı görüldüğünden tebliğnamenin bu husustaki eleştiri görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nin 51/3. maddesinde yer alan “Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, ertelenen “1 yıl 3 ay” hapis cezasının denetim süresinin en az “1 yıl 3 ay” olacağı gözetilmeden, denetim süresinin “1 yıl” olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün TCK’nin 51/3 maddesinin uygulandığı fıkrasından, ”1 yıllık denetim süresi belirlenmesine,” ibaresinin çıkarılarak yerine “1 yıl 3 ay denetim süresi belirlenmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Sanık hakkında katılanı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanığın eylemi sonucunda katılanın hayati tehlike geçirdiği, duyu ve organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olduğu ve kemik kırığına neden olacak şekilde yaralanmış bulunması karşısında, TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gereğince bu durumun ancak temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma nedeni yapılabileceği sanık hakkında hüküm kurulurken yalnızca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK’nin 86/1 ve 87/1-a-d maddeleri gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, uygulama yeri bulunmayan TCK’nin 87/3. maddesi ile ayrıca kırıktan dolayı arttırım yapılması,
Kabule göre de;
b) Sanığın eylemi sonucunda katılanın hayati tehlike geçirdiği, duyu ve organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olduğu ve kemik kırığına neden olacak şekilde yaralanmış bulunması karşısında hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK’nın 87/1-d maddesinin gösterilmemesi,
c) Katılan ile sanığın ayrı yaşadıkları ve aralarında boşanma davasının devam ettiği, müşterek çocuklarının sanık ile birlikte kaldığı, olay günü katılanın çocuğunu görmek istediği, sanığın katılanın mezarlıkta buluşmaya davet ettiği, arabasının bagajında av tüfeği olduğu halde buluşma yerine gelen sanığın katılanla tartışmaya başladığı, sanığın katılana iki kez av tüfeği ateş ettiği, yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda; katılanın arkadaşı … Can’ın sanığa mesaj yolu ile katılanın sanığı aldattığına

ilişkin mesaj gönderdiği gerekçesiyle sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmış ise de, dosya kapsamında katılanın sanığı aldattığına ilişkin somut bir delil bulunmadığından ve koşulları oluşmadığından sanığa eksik ceza tayin edilmesi,
d) Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmiş olması ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine ”ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen ”denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibareleri nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
e) Sanığın yargılama nedeniyle sarfına sebebiyet verdiği 3 adet davetiye gideri 24 TL, posta masrafı 9,25 TL olmak üzere toplam 33,25 TL yargılama giderinin hükümde hatalı hesaplanarak 12.25 tl olarak yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 01.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.