YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4984
KARAR NO : 2021/4292
KARAR TARİHİ : 17.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, silahla tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Müşteki sanıklar … ve …’un kovuşturma aşamasında 03.02.2014 ve 30.06.2014 tarihlerinde alınan beyanlarında, müşteki …’den şikayetçi olduklarını ve kamu davasına katılmak istediklerini belirttikleri halde bu hususta bir karar verilmediği; müşteki sanıkların süresinde temyiz dilekçesi verip, hükümleri temyiz ederek katılma iradesini gösterdikleri anlaşılmakla, müşteki sanıkların 5271 sayılı CMK’nin 260/1. ve 237/2. maddeleri uyarınca katılan olarak kabullerine karar verilerek yapılan incelemede;
1)Suça sürüklenen çocuk hakkında katılan …’a karşı silahla tehdit ve katılan …’a karşı kasten yaralama suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik katılanların temyiz taleplerinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2)Sanık … hakkında müşteki …’e karşı kasten yaralama suçundan 2 kez verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan sanıkların temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3)Sanık … hakkında müşteki …’e karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz taleplerinin incelenmesinde;
a)Sanığın eylemi neticesinde müştekide meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, İvrindi Devlet Hastanesince tanzim olunan 07.08.2013 tarihli raporlarda, mağdurun “sağ el bilekden 10 cm yukarıda, ön kol iç yüzünde 1 cm uzunluğunda 2-3 cm derinlikte vertikal kesi, sol kulak üzerinde vertikal 1,5 cm uzunluğunda, sol temporal bölgede vertikal 1 cm uzunluğunda, occipito- frontal alanda vertikal 1 cm uzunluğunda düzgün kenarlı kesi olduğu ve kafa ve kulak bölgesindeki kesilerin sütüre edildiğinin” belirtilmesi karşısında, müştekinin tüm tedavi evrakları, varsa film ve grafileri ile geçici ve kesin raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, özellikle meydana gelen yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığı hususunda ve 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Sanığın aşamalardaki aksi kanıtlanamayan savunmaları ve tanık beyanlarına göre, oğlu … ve komşuları ile birlikte dükkanının önünde otururken müştekinin elinde tüfekle geldiği oğluna tüfeği doğrultarak ateş ettiği ancak tüfeğin ateş almaması üzerine kendisinin müdahale ederek müştekiyi yaraladığı olayda sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
c)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 17.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.