YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5128
KARAR NO : 2021/5842
KARAR TARİHİ : 01.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş olup, ihbara konu Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli, 2014/384 Esas – 2015/258 Karar sayılı ilamının 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen ”tehdit” ve TCK’nin 125/1-2. maddesinde düzenlenen ”hakaret” suçuna ilişkin olduğu, Uyap’tan yapılan araştırmada Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2017 tarihli, 2014/384 Esas – 2015/258 Karar sayılı ek kararı ile ”katılanlar ile sanığın uzlaştığı anlaşılmakla, sanık hakkında açılan kamu davasının CMK’nin 254/2 maddesi uyarınca düşürülmesine” karar verildiği, verilen düşme hükmü nedeniyle denetim süresi içerisinde işlenmiş kasıtlı suç bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın güncel adli sicil kaydında ihbara konu olabilecek başkaca kasıtlı suçlardan mahkumiyet ilamlarının bulunup bulunmadığı araştırılmak suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre;
2)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, hükümde gösterilmemiş ise de fiilen uygulanan iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
3)Müştekinin yaralanması hakkında Körfez Devlet Hastanesinin 05.10.2009 tarihli pratisyen hekim tarafından verilen raporunda ”sağ oksipital bölgede 3*0,5 cm’lik muhtemelen künt travma ile oluşan kesi, orta periato occipital bölgede 5*0,5 cm’lik, muhtemelen künt travma ile oluşmuş kesi, ve orta periatol bölgede, 7*0,5 cm’lik muhtemelen künt travma ile oluşmuş kesi mevcut. Ayrıca, sırt ve bel bölgesinde 5*20 cm’lik ve 5 *10 cm’lik ekimotik ve hematom alanları mevcut. Basit tıbbı müdahale ile düzelmez. Hayati tehlike vardır. Beyin cerrahi konsültasyonu istendi. Şahıs alkolsüzdür” şeklinde tespitlere yer verildiği, raporun içeriğinin Adli Tıp kriterlerine uygun olmayıp hükme esas alınacak yeterlilikte bulunmadığı anlaşılmakla; müştekiye ait tüm tedavi evrakları, geçici ve kat’i raporları temin edilip en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirtilen her bir ölçüte göre ayrı ayrı yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek kati raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4)Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca ”1 yıldan 3 yıla kadar” öngörülen hapis cezasından temel ceza belirlendikten sonra sırasıyla TCK’nin 86/3-e. maddesi uyarınca (1/2) oranında arttırım yapıldıktan sonra, müştekinin hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaralanması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 87/1-d. maddesi uyarınca bir kat artırım uygulanması, tayin edilen cezanın 5 yıldan az olması halinde ise 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca 5 yıla çıkartılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde TCK’nin 86/1-3-e, 87/1-d-son maddesi uyarınca doğrudan 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi,
5)Taraflar arasında kavga şeklinde gerçekleşen ve sanığın da yaralanmasının bulunduğu olayda, mahkeme tarafından haksız tahrik uygulanma gerekçesi gösterilmeden 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi gereğince azami seviyede (3/4) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
6)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin eklenmesi nedenleriyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 01.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.