YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5175
KARAR NO : 2021/9900
KARAR TARİHİ : 07.06.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK : …
KATILANLAR : …, …, …, …, …, …
SUÇLAR : Kasten yaralama, Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını ihlal etme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraate dair
TEMYİZ EDENLER :Sanıklar …, … ve … ile müdafii, sanık …, Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafii, Katılanlar vekili
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlarının aynı Kanun’un 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizinin mümkün olmadığı, sanık tarafından başvurulan itiraz kanun yolu neticesinde söz konusu kararın itiraz merciince incelenerek itirazın reddine karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki beraat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye göre katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanıklar …, … ve … hakkında …’yı yaralamadan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin hükmedilen cezaların tür ve süresine göre, koşulları oluşmadığından 1412 sayılı CMUK’un 318. ve 5271 sayılı CMK’nin 299. maddeleri gereğince REDDİNE,
Sanıklar kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin kısmen isteme uygun olarak ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında …’i yaralamadan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2013 tarihli 2013/3714 nolu iddianamesi ile bir kısım sanıklar hakkında kasten nitelikli yaralama ve hırsızlık suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı, 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesinin “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” düzenlemesi doğrultusunda sanık … hakkındaki kasten basit yaralama suçunun bu madde kapsamında basit yargılama usulüne tabi olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine; ancak,
Katılan hakkındaki Mustafa Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 10.06.2013 tarihli raporda “batın ve toraksta multiple kesi” tespit edilerek söz konusu yaralanmanın “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” olduğu şeklinde görüş belirtildiği, ancak yaralanmanın ne şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğunun denetime olanak verecek açıklıkta belirtilmemesi karşısında, raporun bu haliyle hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmakla, katılanın tüm tedavi evrakları, raporları, varsa film ve grafileri ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilerek yaralanmasının niteliği hususunda 5237 sayılı TCK’nin
86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde yeniden raporu alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yetersiz rapora dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.