YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5898
KARAR NO : 2021/3015
KARAR TARİHİ : 03.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan sanık … vekilinin 09.03.2016 havale tarihli temyiz süre tutum dilekçesini “sanık müdafii” sıfatı ile verdiği, ancak 18.04.2016 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde ise, katılan sıfatıyla sanık … hakkında müvekkili … …’a yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünü de temyiz ettiği, katılan sıfatıyla sanık … hakkında müvekkili … …’a yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin bulunmadığı, katılan sanık … müdafiinin ise 08.03.2016 havale tarihli temyiz süre tutum dilekçesini müşteki sanık sıfatıyla vermesi nedeniyle hem sanık sıfatıyla ve hem de katılan sıfatıyla temyiz isteminde bulunduğu, bu nedenle sanık … hakkında müvekkili …’a yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünü de temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında müşteki …’i kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılan sanık … vekilinin 09.03.2016 havale tarihli temyiz süre tutum dilekçesini “sanık müdafii” sıfatı ile verdiği, ancak 18.04.2016 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde ise, katılan sıfatıyla sanık … hakkında müvekkili … …’a yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünü de temyiz ettiği, bu haliyle katılan sıfatıyla temyize yönelik 18.04.2016 havale tarihli dilekçenin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra verildiği anlaşılmakla, katılan … vekilinin temyiz talebinin, 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık … hakkında müşteki …’i kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) İlk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeni ile sanık hakkında TCK’nin 29. maddesi uyarınca tahrik hükümleri uygulanırken, TCK’nin 3. maddesinde belirtilen “cezada orantılılık ilkesi” de nazara alınarak asgari oran olan (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken, (3/4) oranında indirim yapılması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c) Yapılan yargılama giderlerinin tamamının hesaplanması suretiyle CMK’nin 325. maddesi uyarınca sanıklardan payları oranında tahsiline karar verilmesi gerekirken, “katılan sanıklardan eşit olarak” alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
3) Sanık … hakkında katılan …’ı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
a) Sanık …’ın 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel cezası belirlenirken katılanın adının … yerine Burhan olarak gösterilmesi,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarih ve 2015/1167 Esas – 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) sayılı kararları ile, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve yine 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
c) İlk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeni ile sanık hakkında TCK’nin 29. maddesi uyarınca tahrik hükümleri uygulanırken, TCK’nin 3. maddesinde belirtilen “cezada orantılılık ilkesi” de nazara alınarak asgari oran olan (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken, (3/4) oranında indirim yapılması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
e) Yapılan yargılama giderlerinin tamamının hesaplanması suretiyle CMK’nin 325. maddesi uyarınca sanıklardan payları oranında tahsiline karar verilmesi gerekirken, “katılan sanıklardan eşit olarak” alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile katılan … vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 03.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.