YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/594
KARAR NO : 2021/7631
KARAR TARİHİ : 26.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Sanıkların mahkumiyetine dair
TEMYİZ EDENLER :Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … müdafii, Sanıklar …, Sanık …, Sanık …, sanık …
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar Hediye Sepetçi, …, …, …, … … hakkında …’a karşı mala zarar vermeden açılan davada zamanaşımı süresince karar verilmesi mümkün görülmüştür.
…’ın temyiz dilekçesinin içeriğine göre sanık sıfatıyla hakkındaki hükmü temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkındaki hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
CMK’nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanıklar …, …, …, …, Nurten Gündüz (Uçkun), …, …, … hakkında …’u yaralamadan; Sanıklar …, …, …, …, …, Nurten Gündüz (Uçkun), …, …, …, … hakkında katılanlar …, Murat, …, Lütfi, …’u kasten basit yaralamadan ve 05.01.2010 tarihli mala zarar vermeden kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Kasten basit yaralama suçlarından sanıklar hakkında koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından, sanıklar Nurten ve Burhan hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi gereği tekerrüre esas alındığı belirtilen ilamlara konu suçun, 5237 sayılı TCK’nin 141 ve 765 sayılı TCK’nin 491/1. maddeleri kapsamında yer alan “Hırsızlık” suçuna ilişkin olup, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince yeniden düzenlenen uzlaşma hükümleri ile tekerrüre esas alınan suçun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2011 tarihli, 2011/10-214 Esas ve 2011/270 Karar sayılı kararı uyarınca bu hususun infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görüldüğünden ve sanıklar Nurten ve Burhan hakkında ise kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … hakkında kasten basit yaralama ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezaları ertelendiğinden haklarında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye göre sanıklar müdafiinin ve sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA,
3) Sanıklar … ve … hakkında …’u yaralamadan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine; ancak,
a) Sanıkların üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e 87/1-c, 87/1-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmasının talimat yoluyla aldırılması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesinin (F.C.B v İtalya, No:12151/86 , 28 Ağustos 1991) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine muhalefet edilerek sanıkların savunma hakkının kısıtlanması,
b) Sanık … hakkında tekerrüre esas alınan ilamıyla sanığın 765 sayılı TCK’nin 491/1. maddesindeki hırsızlık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c) Sanıklar hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
4) Sanıklar Hediye Sepetçi, …, …, …, … ve … hakkında 01.01.2010 tarihli mala zarar vermeden kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine; ancak,
Sanıkların ilk mala zarar verme eylemlerinin suç tarihinin 01.01.2010 olduğu, 05.01.2010 tarihinde ikinci olayın meydana geldiği gözetilmeden “Sanıkların ilk olaydan beş gün sonra eylemi gerçekleştirdikleri anlaşıldığından bu suretle ortaya çıkan suçun işleniş şekli dikkate alındığında haklarında TCK 62 md. uygulanmasına takdiren yer olmadığına ve sanıkların ilk olaydan beş gün sonra eylemi gerçekleştirdikleri anlaşıldığından bu suretle ortaya çıkan suçun işleniş şekli dikkate alındığında haklarında TCK 50,51 ve CMK 231 maddelerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına” şeklinde dosya kapsamına uygun olmayan kabul ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ve sanıkların temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.