Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/6107 E. 2021/6933 K. 15.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6107
KARAR NO : 2021/6933
KARAR TARİHİ : 15.04.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme, hakaret, silahla tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar hakkında katılana karşı hakaret ve silahla tehdit suçlarından verilen beraat hükümleri; sanıklar …, …,… ve … hakkında katılana karşı mala zarar verme suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında katılana karşı mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,

3) Sanıklar hakkında katılanı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Gölhisar Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.03.2014 tarihli ve 2015/83 soruşturma, 2015/26 Esas, 2015/26 sayılı iddianame ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyeti yoksun bırakma suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmadığı halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer alan, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hakkında açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun TCK’nin 109/1,2,3-a-b maddelerinde düzenlenen suçlardan sanıklar hakkında ceza verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz talebinde bulunan o yer Cumhuriyet savcısının bu husustaki temyiz talebi yerinde görülmeyerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanıklar ve sanık … aynı fikir ve eylem birliği içerisinde katılana saldırdıkları, temyiz dışı sanıkların ellerindeki sopalarla, sanığın ise elleri ile vurmak suretiyle katılanı iştirak halinde vücudunda kemik kırığı olacak şekilde yaraladıklarının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 37/1. maddesi delaletiyle 86/1, 86/3-e, 87/3 maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle sanık … hakkında eksik ceza tayini,
b) Sanıkların eylemi neticesinde katılanın vücudunda orta (2.) derecede kemik kırığı meydana geldiğinin … Adli Tıp Kurumunun 19/10/2015 tarihli raporu ile bildirildiği görülmekle; 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre cezanın yarısına kadar artırılabileceğinin öngörülmesi, adli tıp kriterlerinde de kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması karşısında, TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi dikkate alınarak makul oranda bir artırım yapılması gerekirken, TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde (1/3) oranında artırım yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
c) Sanık … hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, 5275 sayılı Kanun’un 108/2 ve 5237 sayılı TCK’nin 58/7. maddeleri dikkate alınarak, tekerrüre esas mahkûmiyetlerden en ağır cezayı içeren Gölhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2012 tarihli 2012/140 Esas – 2012/154 Karar sayılı 12/11/2014 tarihinde kesinleşen, ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 86/1 maddesi gereğince hükmolunan 3 yıl hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Gölhisar(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/43 Esas, 2013/12 Karar sayılı 17/01/2013 tarihli, 10.09.2013 tarihinde kesinleşen ilamı ile 5237 sayılı

6136 sayılı Kanun’un 13/1 maddesi gereğince hükmolunan 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması,
d) Sanık …’un tekerrüre esas … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2014 tarihli ve 2014/338 Esas, 2014/489 Karar sayılı ilamı bulunmasına rağmen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
e) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.