YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6117
KARAR NO : 2021/7796
KARAR TARİHİ : 28.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu eylemi, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin ise de, sanık hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 2014/8979 numaralı iddianame ile 5237 sayılı TCK’nin 124/1-4. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 251/8. maddesinin “Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.” şeklindeki hükmü karşısında, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanamayacağından; tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz taleplerinin reddine, ancak;
1) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan, Alanya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.01.2014 tarih, 2013/139 Esas, 2014/20 Karar sayılı mahkumiyete konu suçun 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümlesinde yazılı tehdit suçuna ilişkin olduğu ve mezkur suçun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, 5237 sayılı TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, uzlaşmanın sağlanması halinde bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas hüküm olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2) Mahkemece ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeni ile sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca tahrik hükümleri uygulanırken, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 Karar sayılı kararı ile bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere ve yine TCK’nin 3. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi de nazara alınarak asgari oranda (1/4) indirim yapılması gerekirken, (1/2) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 28.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.